Anasayfa > Dergimiz > Sayı 1 (eski)> 1. Sayı Önsöz
“İnandığı gibi yaşamaya çalışan insanlar.” Bu cümle çıkış noktamızın ve neyin mücadelesini vermeye
çalıştığımızın öncül ifadesidir. Evet, bizler lise öğrencisinden öğretmenine, üniversite ğğrencisinden akademisyenine, doktorundan avukatına, işçisinden İşsizine… İnandığı gibi yaşamaya çalışan “yüz”leriz.
Peki, Nedir inandığımız? ;
“Hakkıdır hür yaşamış bayrağımız Hürriyet, Hakkıdır Hakka tapan milletimin İstiklâl.”
Yüce Gazi bu vatanı; ahlâklı, karakterli, Cumhuriyetçi, İnkılâpçı, atılgan, dürüst, muhakemeli, iradeli gençlere emanet etti. İşte bizim inandığımız ve yaşamaya çalıştığımız budur. Atatürk’ün ülküleri için mücadele vermek.
Dinlenmemek üzere yola çıktık ve yorulmayacağız! Tıpkı Gazi’nin dediği gibi… Mücadele alanımız millî
bilinçlendirmeden arınmış, Kıbrıs Milli Davamıza, bağımsızlığımıza yönelik saldırılara, halkımıza yönelik dış güçler tarafından iç unsurların kullanılması ile birlikte uygulanan ruhbilimsel savaşa gözünü kapayan kulağını tıkayan bir Türkçe mücadelesi değildir. Mücadelemiz Türkçe ve Türk Kültürü gibi milletimizin en temel unsurlarını yıpratmaya yönelik gizli ya da açık saldırılara karşı mücadeleyi bir kenara bırakıp sadece diğer alanlarda mücadele de değildir. Davamız bir bütündür, kendini Türk hisseden, Türkçe konuşan ve Türk Kültürü’nü benimsemiş bireylerin oluşturduğu Türk Milleti’nin davasıdır. Davamızın meşruluğunun kanıtı milletimizin azim ve iradesine dayanmasıdır.
Türkiye’de Vatansever, Atatürkçü, Milliyetçi ve Ulusalcı cephede yaşanan en büyük sıkıntı bireycilik
sıkıntısıdır. Bizim inancımız paylaşım ve fedakârlık temellidir. Bizim mücadelemiz tavandan ziyade tabanın, siyasi kaygılardan arınmış mücadelesidir. Liderlik kaygılarından uzak, varlığını vatana armağan bilen ve inançları gereğini (baş eğmeyen bir irade) yapmayı en büyük ve kutsal mücadele sayan gönüllü bir mücadeledir. Bu mücadelenin yöntemi Sivil Toplum’dur. Türk vatanseverleri de artık bu “ad”ın
önemini kavramıştır. Sivil Toplum Ruhbilimsel Savaş’ta kendi yöntemleriyle savaşma alanıdır ve bu alan artık Vatan ve Hürriyet diyenlerin oluyor. Bu hareket sanal ruhbilimsel savaşa “sahada” verilen cevaptır. Bizler de bu saha da yer işgal etmemek için “etkin” olmayı çıkış noktası bilmiş, üzerinde vatansever Türk
milletinin sorumluluğunu taşıyan bireyleriz. Bu sorumluluğu Gazi 20’li yaşlardan itibaren hissetmiş ve o zamandan birlik bir mücadelenin gerekliliğini etkinlikleriyle göstermiştir. Bu sorumluluk şimdi ortalama 20’li yaşlarda olan bizlerindir.
“Açıkça ortaya çıkmak ve milletin hakları adına gür sesle bağırmak ve bütün milleti bu sese ortak etmek
lâzımdır.” Bu sözler de Gazi’ye aittir... Tüm istediklerimizi açık bir biçimde kimliklerimiz ile ortada olarak halkın içinde gür sesle bağırarak bütün milletimizi bu sese ortak ediyoruz. Dip dalga hareketi büyüyor…
Ancak, Cumhuriyetin nasıl kazanıldığını bilmeyenler, Cumhuriyetten rahatça vazgeçebilirler.
Yeniden Vatan ve Hürriyet Birliği
www.vatanbir.org
Bu İçeriğin Bağlantısını Sitende Yayınla (HTML Kodu)
Diğer sayılarımıza ulaşmak için lütfen, aşağıdan seçiniz.
Aşağıda, bulunduğunuz ildeki temsilcilerin veya dağıtım noktalarının adreslerini edinerek dergiye ulaşabilirsiniz.
Abonelik veya Siparişleriniz için aşağıdaki formları doldurmanız yeterlidir.
Sipariş Formu
Abone Formu
VatanBir dergisine yazı göndermek için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.
Site Sorumluları:
bilgiislem@vatanbir.org