Anasayfa > Dergimiz > Sayı 1 (eski)> 25.09.2005 tarihli Ankara Toplantısı – Sonuç Bildirgesi
Ülkemizin zor bir dönemden
geçtiği, dördüncü kuvvet medyanın insanların düşünme kabiliyetini yok ettiği ve
amaçsız fikirsiz kalabalıkların sayısının hızla arttığı, bireysel menfaatlerin
her türlü kutsal değerin önüne geçtiği bir dönemde, kalbi vatan ve millet
sevgisi ile çarpan ülkenin her tarafındaki kardeşlerimizi temsilen değerli
vakitlerini ayırarak Başkent’imizdeki görüşme ve tanışma toplantısına katılan
tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Yapılan tüm yozlaştırma çabalarına rağmen
Türk Ulusu’nun kutsal değerlerini kaybetmeyen ve bu değerleri korumakta kararlı
bir topluluk oluşturmak adına bir araya gelen ve çeşitli sebeplerle toplantımızda
bulunamayıp tüm kalbi ile bize destek veren insanların varlığını bilmek
halkımıza umut ışığı olacaktır.
Halkımızın içinde bulunduğu en büyük
sorun güven sorunudur. En zor şartlarda Kurtuluş Mücadelesini başlatıp Mustafa
Kemal Atatürk’ün önderliğinde yok olma eşiğinden dönerek güçlü Türkiye
Cumhuriyeti’ni kurma başarısını gösteren halkımızın mücadele ruhu basın yayın
yolu ve ruhbilimsel savaş yöntemleri ile yok edilmeye çalışılmaktadır. Üzülerek
görüyoruz ki Kurtuluş savaşı zamanında yabancıların mandası altına girmekten
başka hiçbir çaremizin olmadığını iddia eden mütareke basını, bugün küçük bir
farkla müzakere basını ismini alarak yine yurdumuzu yabancıların himayesi
altına sokmak istemekte ve bunun tek kurtuluş yolu olduğunu iddia etmektedir. Halkımız
son yıllarda temel değerlerinden iyice uzaklaşarak bir kuru kalabalık haline
dönmeye başlamıştır. Bu gidişata dur demek, hızla bir insan kalabalığı haline
dönüşen halkımıza bizi millet yapan değerleri hatırlatmak, köklerini tarihinden
alan kutsal değerlerine sahip çıkarak yeniden bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye
ideali için çalışmak amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz.
İşte bu büyük ve güçlü Türkiye’ye
giden yolda Gazi’nin Sivas kongresindeki sözleri bizim hareket çizgimizi ve
mücadele azmimizi yansıtmaktadır. “Biz ne bir Partiyiz, ne de bir komiteyiz!
Bütün milletin mümessilleriyiz. Kutsal vazifemiz bütün milleti muzdarip eden
felaketten kurtarmaktır… Yenilmez olduğuna karşı beslediği güvenç gün geçtikçe
sağlamlanan millet namına dövüşmek yetkisini taşıyoruz. Bu inancı her kalbe
aşılayacağız. Burası, yüreksiz insanların yeri değildir. Yapacağımız vazifeler,
perde arkasında başarılacak vazifeler olmadığı gibi, ekseriyet kazanmak ve …
münakaşalara girmekle düşmanlara haklarımızı ve davamızı kabul ettirmeye imkan
da yoktur. Biz gayemizi bütün köylülere, şehirlilere anlatmalı, herkesle temas
etmeli, herkesin ihtiyacını anlamalı ve herkesi UYANDIRMALIYIZ.”
Türkçe’nin dünyanın en etkili ve güçlü
dili olduğu, Türkçe bilim yapılabileceği, milli teknolojinin
geliştirilebileceği ve her şeyin en iyisinin ülkemizde üretilebileceği, güçlü
bir Türkiye olmadıkça barış içinde adaletli bir dünya olmayacaktır; “Dünya
milletleri haset, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye
edilmelidirler(Atatürk)” bu sözlerinin sahibi de bu doğruyu savunuyor. Biz bu
ülküye inanan insanlardan oluşan bir topluluğun temellerini atmak için bir
araya geldik. İnanıyoruz ki bu ülkünün olabilirliğinin ortaya konulması
halinde, büyük bir hızla kuru kalabalığa dönüştürülen halkımız yeniden birlik
olabilecek Büyük Türk Ruhu yeniden canlanacaktır. Ki Türkiye’de farklılık
meydana çıkartmaya çalışanlar şunu bilsinler ki, Türkler ulus niteliği kazanmış
bir toplumdur. Türk toplumu bir mozaik değil, Atatürk’ün değişiyle “ sınıfsız, imtiyazsız,
kaynaşmış” bir kitledir.
Bu toplantının amacı olan
teşkilatlanma bizim öncelikli gereğimizdir. Bu toplantıda eksiklerimizle bunu
bir nebze olsun sağlamaya çalıştık. Gelenlerin ilk toplantı olması dolayısıyla
böyle bir beklentileri yoktu ancak biz şunun farkındayız ki teşkilatlanma
hareketlerin önceliğidir. Gazi 1906 yılında Vatan ve hürriyet Cemiyeti’nin
Selanik Şubesini kurarken şunları söylüyor; “ … bizden evvel bir çok teşebbüs
yapılmıştır. Fakat onlar muvaffak olamadılar. Çünkü işe teşkilatsız başladılar.
Biz kuracağımız teşkilat ile bir gün mutlaka ve ne olursa olsun muvaffak
olacağız; Vatanı, Milleti kurtaracağız”. Bizlerde bu çizginin devamı olarak 29
Eylül 2005 Pazar günü Ankara’da yapılanma toplantısı yaptık ve
teşkilatlanmamızın ilk ayağını tamamlamış olduk. Bizler de inşallah muvaffak
olacağız.
Ancak;
Cumhuriyetin nasıl kazanıldığını bilmeyenler, Cumhuriyetten rahatça
vazgeçebilirler, düsturuyla diyoruz ki Ya İstiklal ya Ölüm!
Diğer sayılarımıza ulaşmak için lütfen, aşağıdan seçiniz.
Aşağıda, bulunduğunuz ildeki temsilcilerin veya dağıtım noktalarının adreslerini edinerek dergiye ulaşabilirsiniz.
Abonelik veya Siparişleriniz için aşağıdaki formları doldurmanız yeterlidir.
Sipariş Formu
Abone Formu
VatanBir dergisine yazı göndermek için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.
Site Sorumluları:
bilgiislem@vatanbir.org