E-Postanı gir

Kapat

Sonuç

Kapat

Lütfen bekleyin.

Davetli Üyelik

Bu site test sürecindedir.

____Hükümetten F Klavye Atağı_____ ____Türkçe, Günümüzde En Prestijli Dillerden Biridir_____ ____Öğrenciler Hasta Bakıcı Robot Yaptı_____ ____ Neil Armstrong Adana'ya Gelecek_____ ____Fizik Dünyasını Altüst Eden Türk'ün Buluşu _____ ____Dünyada İlk: Memursuz Banka Ziraat'te!_____ ____Sonunda Çin'deki Türk Piramitlerine Girildi!_____ ____Yolsuzlukla Mücadelede Önemli Adım_____ ____Altın Ayı BAL'ı Sevdi_____ ____TBMM Güvenliği Polise Emanet_____

Anasayfa > Haberler > Türk Dünyası > Neden Şii Türkmenler?

Neden Şii Türkmenler?

Yayınlanma Tarihi: 24.06.2009



Kerkük yakınlarında düzenlenen saldırıda en az 72 kişi can verdi, 200 dolayında kişi yaralandı.

Kerkük yakınlarında düzenlenen saldırıda en az 72 kişi can verdi, 200 dolayında kişi yaralandı. Bomba yüklü bir kamyon ile düzenlenen saldırının hedefinde Şii Türkmenlerin gittiği Resul el Azam Camii vardı. Peki neden bu cami seçildi? Uluslararası Kriz Grubu'ndan bölge uzmanı Joost Hiltermann, BBC Türkçe'den Ayça Abakan'ın sorularını yanıtlıyor:

Ayça Abakan: Kerkük yakınlarındaki Taze Hurmatı kasabasında meydana gelen saldırı, son bir yılda Irak'ta meydana gelen en kanlı saldırıydı. Öğle namazı çıkışında kasabanın camiini hedefleyen saldırının kurbanlarının sivil Şii Türkmenler olduğu bildiriliyor. Neden bu kadar büyük saldırı için Kerkük seçiliyor?

Joost Hiltermann: Bu tür saldırıları, geçen 6 yıl boyunca ABD Irak'ta varlık göstermeye başladığından veri görüyoruz. Sükûnet dönemleri yaşandığı oluyor, sonra büyük bir saldırı düzenleniyor, ardından gene sessizlik hakim oluyor. Şimdi olan da bu bence. Ama bu arada bakmamız gereken, biri geniş çaplı, biri daha özel iki gelişme var. Daha geniş çaplı olan, ABD'nin Irak'taki güçlerini geri çekerek güvenlik sağlama görevini Irak güçlerine devredecek olması. Irak güçleriyse henüz ülkenin tamamında etkin bir şekilde güvenliği sağlayabilecek nitelikte görünmüyor. Saldırının meydana geldiği Taze Hurmatı gibi kasabalarda bu yetersizlik ortaya çıkıyor. İkinci noktaysa şu: Saldırının gerçekleştiği gün -ki bu bir tesadüf olabileceği için fazla da bir koşutluk kurmamak gerek- Başbakan Nuri el-Maliki, Türkmen liderlerle Kerkük sorununu ele alıyordu. Taze Hurmatı da Kerkük'e bağlı ve Türkmenlerin çoğunlukta olduğu bir yerleşim yeri.

Ayça Abakan: Çeşitli kaynaklar, Taze Hurmatı'daki camiye yönelik saldırının tipik bir El Kaide saldırısı özelliklerini taşıdığını belirtiyor. Acaba El Kaide bu bölgede daha etkin olmaya mı başladı?

Joost Hiltermann: El Kaide uzun bir zamandır bölgede, burada yeni çıkmıyor ortaya. Taze Harmatı saldırısında gerçekten de bir El Kaide eylemi izleri var. Ama tabii kendilerini El Kaide gibi göstermeye çalışan başka gruplar da olabilir. Zaten aslında El Kaide'nin ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Kendilerini El Kaide olarak adlandıran ya da kendilerini El Kaide ile ilişkilendiren gruplar da sözkonusu olabilir. Ama bunlar bir yana, öne çıkan nokta bu saldırının etnik gerilimler yaşanan bir bölgede sivilleri hedef almış olması ve çeşitli etnik ve dini gruplar arasında bölünme yaratmayı hedeflemesi. Bu da El Kaide'nin davranış özelliklerinden biri. Ama eylemin arkasında illa ki El Kaide'nin bulunduğu anlamına gelmiyor. Bu savın kanıtlanması gerek.

Ayça Abakan: Peki genel anlamda Kerkük'te ne gibi değişimler yaşanıyor? Egemen güç anlamında herhangi bir değişim gözleniyor mu?

Joost Hiltermann: Kürt partiler 2003 yılından bu yana bölgede egemen. Bu durumda bir değişiklik olmadı. Ama, Amerikan güçlerinin geri çekileceğinin açıklanmasının ardından, Kerkük'teki Kürt partileri Türkmenlerle ve Araplarla daha yakın bir ilişki içinde olmaları gerektiğini anlamış görünüyorlar. Bu nedenle de bölgedeki etnik toplulukları temsil eden siyasi partier arasında, bir anlaşmaya dönüşmemişse de, yerel düzeyde daha fazla uzlaşma arayışına gidildiği gözleniyor. Siyasi bakımdan ve güvenliğin sağlanması açısından, bölgede Kürtler egemen. Ama giderek artan ölçüde uzlaşmacı adımlar atıldığını söyleyebilirim.

Ayça Abakan: Sizce, 30 Haziran'dan, yani Amerikan güçlerinin çekileceği tarihten sonra neler olabilir? Bölgede doğabilecek güvenlik boşluğundan kim yararlanabilir?

Joost Hiltermann: Ben Kerkük'te böyle bir boşluk doğacağı kanısında değilim. Irak ordusuna bağlı 12'inci tümen geçen yıl sonlarında bölgeye gelmişti. Hala tam anlamıyla konuşlandırılma süreci içinde. Ama bu haliyle bile bölgenin bazı kesimlerinde güvenliği sağlıyor. Başka kesimlerde de Kürt güçleri mevcut. Dolayısıyla Kürt bölgelerinde Kürt güçleri, Arapların yaşadığı kesimlerdeyse çoğunluğun Araplardan oluştuğu Irak ordusu güvenliği sağlıyor. Ve Irak ordusu da bölgedeki Uyanış Konseyleri'yle işbirliği yapıyor. Dolayısıyla güvenlik koşulları çok kötü durumda değil. Ama kimi kesimlerde şiddet eylemleri sürüyor. Taze Harmatı'da gördüğümüz türden büyük can kaybına yol açan türde eylemlerin önüne geçemiyorlar.

Ayça Abakan: Türkiye'nin bölgedeki Türkmenlerle olan ilişkileri geçmişte diğer topluluklar arasında zaman zaman rahatsızlık yaratmıştı. Şu sırada durum nedir? Bölgede Türkmenlerle Ankara'nın ilişkilerine nasıl bakılıyor?

Joost Hiltermann: Türkmenlerle Türkiye arasındaki ilişikiler oldukça zayıf bence. Türkiye, Türkmen kartını epey uzun yıllar boyunca oynadı. Ama 2005 yılındaki seçimlerde Türkmenlerin öne sürüldüğü kadar büyük bir nüfus olmadıkları görülünce, Türkiye bundan vazgeçti. Türkmenler nufüslarının 5 milyona yakın olduğunu savunuyorlardı. Ama olsa olsa 500 binle 1 milyon arasında bir nüfusa sahip oldukları anlaşılıyor. Kürtler ve Araplarla kıyaslandığında çok yüksek bir rakam değil. İşte o zaman Türkiye, Kürtlerle konuşmaya başlama gereğini hissetti. Ve son iki yıldır da Türkiye ile bölgesel Kürt yönetimi arasında bence dikkate değer bir yakınlaşma gözleniyor. Tabii ki Türkiye, Kerkük ve diğer bölgelerdeki etnik yakınları için kaygı duyuyor; Kürtlerle bir müzakereye girilecek olursa, Kürtlerin birlikte yaşadıkları Türkmenlere koruma sağlamasını güvence altına almak istiyor.

Ayça Abakan: Taze Harmatı saldırısı, Şii olan Türkmen toplumunu hedef alıyordu. Bölgedeki Şii Türkmenlerle, Tahran arasındaki ilişkiler ne düzeyde?

Joost Hiltermann: Bölgede yaşayan Türkmenler Şii olsalar bile, İran ile aralarında kayda değer bir bağlantı olduğu inancında değilim. Bunu Irak'ın geneline de yayabilirsiniz. Irak'taki Şiilerin çoğu İran'a hiç bir bağlılık duymuyor; Tahran hükümetine bir bağlılıkları yok. Dolayısıyla etnik anlamda Türkmenler kendilerini Türkiye'ye daha yakın hissediyorlar ama, sonuçta, kendilerini asıl olarak Iraklı görüyorlar. Irak'ta Şii ve Sünni Türkmenler arasındaki ilişkiler öteden beri gayet iyi durumda. İki grup arasında bir sorun yaşanmadı pek. El Kaide gibi grupların da böyle bir bölgeyi hedeflemesinin ardında, insanları birbiririne düşürme, ayrılık yaratma ve siyasi yarar sağlama amacı yatıyor.

EFRESYAP

Haberin Kaynağı:Neden Şii Türkmenler?

Bu İçeriğin Bağlantısını Sitende Yayınla (HTML Kodu)

Benzer Haberlerimiz



Henüz yorum eklenmemiş..

Sitemize giriş yapmamışsınız, üye iseniz giriş yapınız. Aksi halde misafir yorumu yapabilirsiniz.


Fikir paylaştıkça çoğalır, güzelleşir siz de bu haber hakkındaki görüşlerinizi VatanBir kullanıcıları ile paylaşabilirsiniz.
Önemli uyarı: Yorum yaptığınız andaki ipniz ve zaman bilgileri kaydedilmektedir. Herhangi bir yasal işlemde bu bilgiler yetkililere verilir.

Bu yüzden yorumlarınızda kişi ve kurumlara hakaret içeren ifadeler kullanmayınız.

Haberi Sen bildir "Yayınlansın"
etkili olsun.

Haber sayfasındaki benzer haberleri bize bildirin.Sizin adınızla yayınlayalım.




Üye Girişi yapınız

Encok haber ekleyen 5 kişi

Facebook'ta VatanBir.Org
VatanBir.Org Takipçileri on Facebook
  • XHTML
  • Ajax
  • CSS
  • Javascript
  • PHP 5.1.2

Site Sorumluları:
bilgiislem@vatanbir.org

Her hakkı saklıdır, kaynak gösterildiği takdirde kullanabilirsiniz
© vatanbir.org 2005-2008

Yazılım & Teknik Destek: HTBilgi