Kadir Can, "Yaşayıp Unuttuğumuz İstanbul" adlı kitabıyla,İstanbul`un yakın tarihini sunuyor.
Andaç Hongur - Gazeteciliğe 1971 yılında Günaydın Gazetesi`nde foto muhabiri olarak başlayan Kadir Can, arşivinden çıkardığı fotoğraflarından oluşan "Yaşayıp Unuttuğumuz İstanbul" adlı kitabıyla, İstanbul`un yakın tarihini sunuyor.
Balıkçılıkla ilgili olarak yazdığı kitap için fotoğraf seçerken, İstanbul`daki değişimin farkına vardığını ifade eden Can, "1971`den beri çektiğim fotoğraflara bakınca, İstanbul`daki değişimin inanılmaz boyutlarda olduğunu gördüm. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar hızlı değişim yaşayan bir şehir olacağını zannetmiyorum. Bu değişimin birer belgesi gibi fotoğraflar..." diye konuştu.
Önceleri İstanbul`un kilit noktasının Eminönü olduğuna değinen Can, İstanbul`un yaşadığı değişimi şöyle anlattı:
"İnsanların iş yerleri buradaydı, yoğunluk buradaydı. Burası, 3-4 milyon kişinin gelip gittiği yerdi. İnsanlar alışveriş yapmaya, çalışmaya buraya geliyorlardı. O dönemde yollar çok kısıtlıydı, trafik bir arapsaçıydı ve inanılmaz kaos vardı. İstanbul`da son 25 yılda müthiş bir değişim başladı. Buradan halin gitmesi, balıkhanenin taşınması, gıda maddeleri satan yerlerin, toptan gıdacıların taşınması, şehrin hemen her yerine süpermarketler açılması, Eminönü`nün yükünü azalttı. İstanbul, bana göre çok modernleşti. Bunun yanında, İstanbul bazı şeylerini kaybetti. Çok güzel manzaralar, çok güzel görüntüler vardı; bu gelişim süreci sırasında onlar da kayboldu gitti..."
Kadir Can, "ilkel" yaşamın çok güzel fotoğrafları varken, modern yaşamın fotoğraflarının o denli etkili olmadığını dile getirirken, "fotoğraf sanatçısı arkadaşlarımız, 30-40 yıl önce İstanbul fotoğrafları çekmişler. Aynı fotoğraflar bugün çekilemez. Çünkü İstanbul, o ilkelliği üstünden attı" dedi.
Can, yaşananları unutmayan, sessiz tanıkların oluşturduğu "Yaşayıp Unuttuğumuz İstanbul"un fotoğraflarını sadece kendisi için değil, tüm İstanbullular`ı düşünerek arşivinden çıkardığını belirterek, şöyle tamamlıyor sözlerini:
"Bugünkü İstanbul`u beğenir veya beğenmeyiz, ancak son yıllarda alınan mesafeyi iyi görüp düşünmek gerekir. Bakalım, İstanbul`un sessiz tanıklarını gördükten sonra; `Keşke böyle kalsaydı` mı, yoksa "vay be nereden nereye gelmişiz" mi diyeceksiniz. Eğer "nereden nereye gelmişiz" diyorsanız, ödedikleri vergilerle değişime katkısı olan İstanbullular`a, bu konuda büyük özveride bulunan kurumlara, emeği geçen tüm ilgililere teşekkür borcumuz var demektir."
Haberin Kaynağı:Yaşayıp Unuttuğumuz İstanbul