"Milli Mücadele’de erkeklerle omuz omuza savaşmış olan kadınlara karşı bir sorumluluktu."75 yıl önce, Türk Kadını genel seçimlere katılma, milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuştu. Bugün ise mecliste 550 milletvekilinin yalnızca 24'ünü kadınlar oluşturuyor.
Türkiye Cumhuriyeti kadınlara politik hakların verilmesi konusunda dünyadaki öncü ülkelerden biri. 20 Mart 1930’da çıkarılan Belediye Kanunu ile kadınlar ilk kez belediye seçimlerine katılma hakkı elde ederken 5 Aralık 1934’te
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 10. ve 11. maddeleri değiştirilerek kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı ve 1 Mart 1935’te ilk kadın milletvekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yerlerini aldı.
18 kadının ilk kez parlamentoya girdiği 1935 seçimlerinde kadın temsil oranı yüzde 4.5'ti. Bu öncü rolüne rağmen Türkiye’nin kadınların seçme ve seçilme oranı açısından günümüzdeki durumu pek de iç açıcı değil.
Mustafa Kemal Atatürk’ün eşit seçme ve seçilme hakkını, Milli Mücadele’de erkeklerle omuz omuza savaşmış olan kadınlara karşı bir sorumluluk olarak gördüğünün altını çizen Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof Dr. İhsan Güneş, Cumhuriyet’in kurulmasının ardından önce halkın eşitliğini sağlayacak ve pekiştirecek inkılaplar gerçekleştirildiğini, sonrasında ise kadınların da politik süreçte yer almasının sağlandığını belirtiyor.
Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim elemanı Arş. Gör. Bülent Yücel de 1934 yılında kadınlara tanınan hakların zamansal ve hukuksal açıdan bir atılım olduğunu, bu kanunla hukuksal olarak ileride olduğumuzu ancak kanunun yaşama geçirilmesinde geride olduğumuzu belirtiyor.
Yücel, Türkiye’nin örnek aldığı ülkelerde siyasal yaşamda birçok kadının yer aldığını hatırlatıyor ve Türkiye’nin bu ülkelerin çok gerisinde olduğunun ve bir değişim yaşaması gerektiğinin, bu değişimin ilk etabının hukuk alanında olması gerektiğinin altını çiziyor. Kadınların siyasal hayatta geride kalmasında, siyasi partilerin seçim dönemlerinde kadın adaylarını en alt sıralarda göstermelerinin de etkisi olduğunu belirten Yücel, bu ataerkil yapının seçim dönemlerinde daha çok kadının aday olması ve daha da önemlisi en üst sıralarda aday olarak gösterilmesiyle çözülebileceğini de sözlerine ekliyor.
Haberin Kaynağı:Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkı