E-Postanı gir

Kapat

Sonuç

Kapat

Lütfen bekleyin.

Davetli Üyelik

Bu site test sürecindedir.

Anasayfa > Haberler > Kültür - Sanat > Seferberlik Hikayeleri

Seferberlik Hikayeleri

Ekleyen: ZeynepSaygı, 28.04.2010


BU KİTABI OKUYALIM: “SEFERBERLİK HİKAYELERİ”

On kişi kadardılar. Her biri on yıl, on iki yıl askerlikten terhis olmuşlardı. Topraklarımızın çok büyük bir kısmı elden çıkmış, ancak şu an elimizde bulunan sınırlarımız kurtarılabilmişti. Buna da şükürdü. Ailelerine kavuşacaklardı. Kış günü Gümüşhane’den Bayburt’a kızak kiraladılar. Veli’nin ödeyecek parası yoktu, onun boynu bükük kalmasına gönlü razı olmayan Salih Pehlivan ücreti ödedi. Yolu yarılamışken bir kurt sürüsü etraflarını sardı. Yıllar yılı yollarda ölen ve gömülemeyen cesetleri yiye yiye kurtlar insan yemeye alışmışlardı. Salih Pehlivan arkadaşlarına kızak üzerinde birbirlerine sıkı sarılmalarını söylemiş ve saldıran birkaç kurdu savurup atmışsa da sürekli dişleniyor, tırmalanıyorlardı. Sonunda kurtlar çelimsiz olan Veli’yi koparıp aldılar. Veli’nin vadide uzun süre yankılanan acı çığlıklarını duydular. Veli’ye acımaları ile kurtulduklarına sevinmeleri birbirine karışıyordu. Daha sonra yeni bir kurt sürüsü iki kişiyi daha koparıp aldı. Salih Pehlivan köyüne kavuşmuş, fakat çok geçmeden bir şeyler hissetmiş ve “komşular, kurtlardan bana kuduz geçmiş olabilir, şu şu hareketleri yapmaya başlarsam, beni hiç acımadan hemen sımsıkı bağlayın ki kimseye zararım dokunmasın” diye tembihlemişti. İyi ki tembihlemişti…”

Aziz dostlarım, bu satırları Uygun Ahmet Aker’in “Seferberlik Hikâyeleri” adlı yürek burkan kitabından özetleyerek sizlere aktardım. Kitapta filmlere konu olacak daha nice yaşanmış hikâyeler var. Bütün gençlerimizin bu gerçek hayat hikâyelerini kesinlikle bilmesi ve Ermeni ağızlı bir kısım zavallılara, entel - dantel takımına haykırması gerekiyor.

Ermeni yalana yalan katarken…
Ermeniler bir asrı aşkın bir zamandır, bire bin ekleyerek, bir hakikatin yanına binlerce yalan ilâve ederek kendilerinin Türkler yüzünden çektikleri acıları bıkmadan usanmadan anlatırlar… Film yapar, kitap yazar; hayâlî katliâm tablolarıyla dünyanın dört bir yerinde sözde “soykırım” sergileri açarlar… Sanatçıları, yazarları, fikir adamlarını ve daha da önemlisi siyasîleri tesir altında bırakır ve sonunda pek çok parlamentodan “soykırım” kanunu çıkarttırırlar… Balkan savaşları sırasında milyonlarca insanını kaybeden, milyonlarcası da muhacir durumuna düşen… Yemen’de, Kanal harekâtında, Çanakkale’de, Kafkaslar’da, daha nerelerde ve nerelerde gencecik delikanlılarını kaybeden… Oğulları cephede iken aileleri düşman istilâsı yüzünden şehrini, kasabasını, köyünü terk edip kaçmak zorunda kalan… Dört bir yandan saldıran düşmanları yüzünden ayrıca açlık ve sefaletle milyonlarca vatandaşı kırılan bizler… Evet, biz Türkler susarız ve hâlâ susmaya devam ederiz!..

Hâlbuki atalarımızın çektiği o amansız çilelerin yazılması gerekirdi. Ermenilerin yaptığı mezâlimden kurtulabilenlerin, kalanların, savaş gazilerinin ağzından, o dönemlerde henüz çocuk yaşta olanların ağzından gerçeklerin dillendirilmesi gerekirdi. Gördükleri vahşetin, acının, çilenin, açlık ve sefilliğin not edilmesi gerekirdi. Binlerce roman, hikâye yazılması, tiyatro sahnelenmesi, filmler ve diziler yapılması gerekirdi.

Haberin Kaynağı:Seferberlik Hikayeleri



Toplam (1) Yorum

Sitemize giriş yapmamışsınız, üye iseniz giriş yapınız. Aksi halde misafir yorumu yapabilirsiniz.


Fikir paylaştıkça çoğalır, güzelleşir siz de bu haber hakkındaki görüşlerinizi VatanBir kullanıcıları ile paylaşabilirsiniz.
Yorumlarınızda kişi ve kurumlara hakaret içeren ifadeler kullanmayınız.
Güvenlik kodunu giriniz: Güvenlik kodunu okuyamıyorsanız tıklayın.

1 Misafir

28/04/2010
19:20:56

Seferberlik sözünü duyduğum zaman bir anlam verememiştim. Oysa ne kadar önemli bir yeri var bizim dünyamızda

  • XHTML
  • Ajax
  • CSS
  • Javascript
  • PHP 5.1.2

Site Sorumluları:
bilgiislem@vatanbir.org

Her hakkı saklıdır, kaynak gösterildiği takdirde kullanabilirsiniz
© vatanbir.org 2005-2008

Yazılım & Teknik Destek: HTBilgi

Google Siralamasi