Temizel, 2001 krizinden önce IMF'nin Türkiye'ye neler dayattığını anlattı.
Finans Kulüp'ün düzenlediği panelde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Eski Başkanı Zekeriya Temizel, 2001 krizi öncesinde IMF'nin Türkiye'ye neler dayattığını anlattı.
İşte Temizel'in konuşmasının aslı;
Durumu daha iyi anlayabilmek içini, 2001 krizi öncesinde IMF programı uygulayan Türkiye’ye, IMF’nin dayattığı uygulamalardan sadece birkaç tanesine gözatmak gerekiyor. Ancak öncelikle, Küresel kriz nereden kaynaklandı, ona bakalım… Küresel krizin nedeni de konut piyasasından, türev kağıtlardan yaratılmış hayali değerlerin hüküm sürdüğü finansallaşma sürecinde balonun patlamasından olmuştur. Ortalıkta reel değer yok, hayali değerlerin hüküm sürdüğü bir finansallaşma piyasası var, o gidiyor. Banka aktiflerini oluşturan menkul kıymetlerin değerleri düşüyor, onların düşmesiyle beraber sermaye yetersizliği ortaya çıkıyor. Sermaye yetersizliği sonucunda da bankaların ciddi anlamda güçlükleri ortaya çıkıyor.
Bankalardaki hayali alacaklar...
Peki 2001 krizi öncesinde Türkiye’deki durum neydi, yani o kizi yaşatan neden neydi, Bankalar açısından bakalım sadece. Sadece karşılaştırmak için berlirli kalemleri söylüyorum.
Banka aktiflerini oluşturan kredilerin gerçek alacaklara değil de hayali şirketlere verilmiş değersiz alacaklar olmasıydı.
Banka kaynaklarının yaratılan hayali kredilerin kullanılması sonucu sermaye yetersizliğinin ortaya çıkmasıydı. Bu ikisine bakılınca aslında ikisinin birbirinden farklı olmadığı veya benzerlik gösterdiği anlaşılıyor. Banka aktifinde yer alan değeri olmayan kağıtları çıkarıp onun yerine hayali şirketlere verilen kredileri koyarsanız bunun üzerine de faiz ve kur riskini de eklerseniz finansal sektörde aşağı yukarı aynı şeylerin olacağını tahmin edersiniz.
IMF’ in istedikleriydi ama bize Züccaciyeci Dükkanına giren fil muamelesi yaptılar
O dönemde hatırlayacaksınız, yetkili kurumların bankalarla ilgili hiçbir önlem almadığını, önlemlerinin sert olduğunu, sadece işleri güçleri zor duruma düşen bankaları fona almak diye ağır eleştirilerde bulunan insanlar eğer o zamanki mevcut bankalar kanunundan haberdar değil idiyseler, sadece gerçeğin anlaşılmasını engelleyen, gürültü koparan görevli insanlardı. Böyle düşünüyorum. Buna karşılık Türkiye’nin hiç bir kurumu, “ortalıkta bir sistem var, bu sistem güven esasına dayalı, bu güveni verebilecek kurum devlettir, kamu kurumlarıdır, Merkez bankasıdır. Bunların güvencesinin olduğu gibi ortadan kaldırırsanız bunlar geçici de olsa finansman sıkıntısına düştüğü zaman bunların hepsini buralara almak zorunda kalırsınız. Zaman kimse, verebileceğimiz likidite ile hazineden sağlayacağınız bir sermaye desteğiyle bunların altından kalkmak mümkün olabilir, bir sisteme bu kadar ağır bedel ödettirmemek gerekir” demedi. Demesi gerekenlerin hiçbirisi bunları demedi. Herkes, züccaciye dükkanına giren fil gibi, bankaları kapatıyorlar, hemen fona alıyorlar diye gürültü koparıp durdu. İşin hazin tarafı, şimdi o gün hemen fona alıyor diye suçlanan kişileri, bankaların kapatılmasında ve fona alınmasında iki günlük gecikme yaşandı diye yargıladılar sonradan…
IMF iyi yapıyor diyenler sonradan neden yaptınız diye hesap sordular
İşte önce IMF’ye övgüler yağdırıp, ne kadar müthiş işler yapıyor deyip, ondan sonra da yetkili kurulların bu işlemleri yapmadılar, bankalara hiçbir şey yapmadılar diye acı bir şekilde eleştirilmesi böyle bir ironi içinde saklıyor. Malesef durum bu.
Bu salonda olanların hepsi hatırlayacaktır, bazıları çok iyi bileceklerdir. 1999’da yapılan dezenflasyon programı, hepinizin bildiği gibi finansman yönü son derece zayıf bir programdı. O dönemi hazırlayan koşullara bakacak olursak, 1999 yılının sonunda fona alınmış bankaların gecelik açıkları 4.5 milyar dolarlara yaklaşıyordu. Yani her gece o bankalar gecelik piyasalardan 4.5-5 milyar dolarlara yakın bu açık bir da kamu bankaları görev zararı yazan bunların sürekli fon talepleri oluyordu. Her gün, gecelik finansal piyasaya girip de bu derece yüklü miktarda fon talep eden bankalar var iken, o ülkede faizlerin inmesini kimse bekleyebilir miydi? IMF’ye değişik zamanlarda bu programın finansman ayağı çok zayıf, bunun hiç değilse şu açıdan desteklenmesi lazım, siz desteklemiyorsanız hiç değilse hazine sermaye versin ya da Merkez Bankası likidite versin. Hiç olmazsa bu sorunlu bankalar fonlanırsa gecelik yüksek faiz ihtiyacı sona erebilir. Bu kısır döngü bitebilir, diye defalarca konuştuk. Ancak hiçbir zaman bunların gereği yerine getirilmedi veya gelmedi.
Bir kanun yapmışlar elinize vermişler, bu duruma düşen bankayı fona al kardeşim diyorlar
IMF’ye karşın Merkez Bankasının veya Hazinenin herhangi bir şey yapacak hali yoktu. Çünkü program gereği, Merkez Bankası para tabanı tanımına sıkışmıştı. Hazine de borçlanma limitleri nedeniyle kağıt veremez haldeydi. Düşünün, ortalıkta bir yangın var, bazıları kötü niyeten, bazıları da gerçekten ortaya çıkan finansal durumun sonucu olarak geçiçi likitte sıkıntıları nedeniyle zor duruma düşüyorlardı. Tabi bu bir kısır döngü, bir kere başladığı zaman geri döndüremiyorsunuz ama bu durumda T.C.’nin elinde bunlarla mücadele edebilecek hiç bir araç yoktu. Bir kanun yapmışlar elinize vermişler, bu duruma düşen bankayı fona al kardeşim diyorlar. Aldıktan sonra da tamam verebilirsin o zaman likitte diyor. Onu söylüyor, çünkü baştan adlarını koymuş... Tabi o zaman da yeniden para tabanı sorunu, ve yine hazinenin borçlanma limiti meydana çıkıyor. Peki ya alındı, hadi şimdi verin bunu. Hiç değilse açığa girip de Overnight’tan şu kadar faizle şu kadar para açığı var diye ortaya dökülmeyelim, olmaz para tabanımız var, olmaz borçlanma limitimiz var.
Peki hepsini bir tarafa bırakın. Vermiş olduğunuz kağıtları geri alın, geri alma ihalesi açın. Yapılan geri alım ihalelerinin de ne kadar komik düzeylerde olduğunu, 400 milyonlarla falan sınırlı olduğunu, onun da zaten devede kulak olduğunu görürsünüz. Bir ülke bir sistem kurduysa, hele liberal sistemde, hele devlet güvencesinde ve belirli kurumların güvencesinde olacak bir sistemse o zaman bunun gereğini yerine getirebilecek olan kurumlara ve yetkililere sahip olmak zorundadır, yoksa çözemezsiniz bu olayı.
Haberin Kaynağı:Zekeriya Temizel IMF Dayatmalarını Anlattı!