|
|
|
Her müslüman Türk evladının okumasını ısrarla temenni ederim...
Bu konuda Cengiz Özakıncı'nın "Dil ve Din" adlı kitabını da öneriyorum, şahsen bütün basımlarını okudum ve günlük hayatta konuştuğumuz kelimelerin nereden geldiğini öğrenince insan br garip oluyor.
Benim aklımda bazı soru işaretleri var.
Anadilde ibadet ediyor olalım hakeza ezanlar da Türkçe okunsun.
Ülkemize dışardan gelen yabancı uyruklu müslüman birisi camilerden yükselen Türkçe sesin ezan olduğunu nasıl anlayacak.Nasıl bizlerle omuz omuza saf tutacak?
Yada bizler ziyarette bulunduğumuz bir ülkede örneğin çinde yada tuna nehri kıyılarındaki bir memlektte camilerden yükselen farklı dillerdeki seslerin namaza çağrı olduğunu nasıl anlayacağız ? Nasıl orada namaz kılan insanlarla hüşu içinde saf tutup, okunanın fatiha suresi olduğunu anlayacağız. Örnekleri istediğimiz kadar çoğaltabiliriz haliyle.
Anadilde "dua" etmekle "ibadeti" karıştırmamak gerekir diye düşünüyorum.Namazda okunan surelerin Türkçelerinin ne anlama geldiğini öğrenirsek sorun da kalmaz zaten. Ayrıca islam coğrafyası içerisindeki her ülke, her millet, kendi dilinde ibadet ederse islam milletlerinin kölelik zincirlerini kırıp atıp birbirleriyle kaynaştırmak güçleşir.
Saygılar.
Kesinlikle bu gibi düşünceler akla gelebilir. Ama bu insanlar anadilde ibadet derken millet namazını Türkçe kılsın tüm ibadetlerini Türkçe veya işte kendi dilinde yapsın demiyor. Yapmasının İslam açısından bir sakıncası yok diyor. Uzun yıllardan beri konuşulmuş, tartışılmış bir konu bu. Bence ezanı da Arapça okumamız, ibadetlerimizi de Arapça yapmamız daha iyi olur. Sonuçta senin de bahsettiğin gibi bir bütünlük sağlamak gerekir dinde. Hem artık bir kültür olmuş bu. Ama bir kimse kendi dilinde ezan okuttuğunda ya da ibadet ettiğinde de ( Atatürk de ezanı Türkçe olarak okutmuştur. ) sen ne yapıyorsun dememeli...
Site Sorumluları:
bilgiislem@vatanbir.org