E-Postanı gir

Kapat

Sonuç

Kapat

Lütfen bekleyin.

Davetli Üyelik

Bu site test sürecindedir.

Anasayfa > Yazi Arşivi > Köşe Yazısı > Her Şey Küresel Dünyaya Yabancı (!) Kalmamak İçin

Her Şey Küresel Dünyaya Yabancı (!) Kalmamak İçin


30.04.2011,Yazar:Ümit Z. Nekiş





HER ŞEY KÜRESEL DÜNYAYA “YABANCI” KALMAMAK İÇİN

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerimizin yabancı dil olan İngilizceyi daha rahat öğrenmeleri ve daha akıcı konuşabilir düzeye gelmeleri için ürettiği 40.000 yabancı öğretmeni “misafir öğretmen” adıyla ülkemize getirmesini bir irdeleyelim.

 

Bilgi Edinme Kanunu’ndan güç alarak M.E.B’e bir elektronik dilekçe göndererek sordum: “Nedir bu yurt dışından öğretmen getirme hikayesi? Bizim öğretmenlerimiz açıkta mı kalacak? Böyle bir yasa teklifini ortaya attınız, kamuoyunu da yeterince bilgilendirmiyorsunuz madem, biz de özel bilgi talebinde bulunalım dedik.” Diyerekten gönderdik dilekçemizi. 2 haftaya kalmadan cevap geldi, sağ olsunlar. Fakat gelen cevap maalesef ki beni tatmin etmedi. Bir de siz bakın bakalım, tatmin olacak mısınız.

 

Yurt dışından öğretmen getirilmesine yönelik sunulan gerekçelere bir göz atalım:

 

* Uygulamanın daha etkin bir biçimde gerçekleştirilmesi için gerekli yapısal tedbirlerin alınmasına yönelik mevzuat çalışmalarının yapılması ve yabancı dil eylem planının hazırlanması

 

Sormak lazım M.E.B’e; “Uygulama” diye bahsettiği yabancı dil öğretimi çalışması için gereken mevzuatın hazırlanması ve dil eylem planının oluşturulması için yurt dışından öğretmen getirmek zorunda mıyız? Dahası öğretmenlik mesleği ile program (müfredat) geliştirme meslekleri arasındaki fark da unutuluyor sanırım. Zira öğretmenler, var olan müfredatı uygulamakla yükümlüdürler, müfredat geliştirmekle değil. Dahası “dil eylem planı” dediği “milli eğitim” planının bir parçası olacak olan planın hazırlanması yabancılara mı bırakılacak?

 

*Okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim öğrencilerinin İngilizce öğretimlerinde kullanılan program ve materyallerin uluslar arası standartlara göre hazırlanmasının sağlanması

 

Uluslar arası standartlar, adından da anlaşılacağı üzere birtakım yönetmeliklerle de sabitlenmiş olup; belirli bir seçici kurulun onayı ile bahsedilen program ve materyallere verilecek puan/notlardır. Şekil ve biçimleri belli, ön koşulları belli, uygulanmakta olan örneklerine rahatlıkla ulaşılabilecek “uluslar arası standartlarda materyal”leri oluşturmak için yurt dışından 5 yıllığına öğretmen getirilmesi gerekli midir? Ülkemizde bahsedilen düzeyde kalitede (1) materyalleri inceleyip, raporlar sunacak ve benzer materyaller oluşturabilecek yetenekte insanlar yok mudur? Futbolda bile ülkemizin uluslar arası gözlemcileri varken, eğitim alanında böyle gözlemcilerimiz yoksa, gerçekten de gazetelerin bundan sonra sadece spor sayfalarından ibaret olmasını bekleyebiliriz sanırım.

 

*Yabancı dil öğretmeni istihdam kriterlerinin yeniden belirlenmesi, buna yönelik profesyonel ve pedagojik hizmet içi ve hizmet öncesi yüz yüze ve uzaktan eğitimlerin düzenlenmesi

 

Gerekçedeki ilk cümle gösteriyor ki, yabancı öğretmenlere bakıp, bizim öğretmenlerimiz içerisinden onlara en fazla benzeyenleri seçeceğiz bundan sonra İngilizce öğretmeni olarak. Mesela en havalı tonda “good byeee” diyebilen öğretmenler işi kapacaklar. Daha ciddi açıklayacak olursak, Türk aksağanından kurtulamayan İngilizce öğretmenlerimiz baştan kaybedecekler maalesef. Oysa ki tüm dünyada (hatta A.B.D’nin kendi içerisinde dahi) bu tür aksağan farkları gayet olağan karşılanan bir şeydir. En nihayetinde herkes kendi ırkının, kendi milletinin ağız özelliklerini taşıyarak dünyaya gelir.

Açıkça söylemem gerekirse hizmet içi – hizmet dışı eğitimden bahseden kısmı pek anlayamadım. Önce kriter belirlenecek, sonra kritere göre eğitim. Sanırım zirai ürün yetiştirme yönetmeliğinde domateslerin hangi ilaçlar kullanılarak “isabetli” ölçülerde yetiştirilebileceği gibi bir programdan falan bahsetmişler. Her neyse…

 

*Her yıl 10.000 ana dili İngilizce olan öğretmenin okullarımızda misafir edilmesinin yanında 3.000 kendi öğretmenimizin uluslar arası sertifikasyon programlarına katılmasının sağlanması

 

Buradan anlaşılıyor ki, biz “yabancı” öğretmenlerimizi misafir etmezsek, kendi öğretmenlerimize “uluslar arası sertifika” vermeyecekler. Üstelik rakamsal adaletsizlik de var ortada, 10.000 kişiye 3.000 sertifika. “Bir Türk dünyaya bedeldir.”sözü geldi birden aklıma.

 

Maddelerin sıralamasını karıştırmışım. Bundan bir önceki gerekçede deniyor ki;

 

*Yabancı dil öğretmenlerinin uluslar arası akreditasyon ve sertifikasyon programlarına katılmalarının sağlanması

 

Tek cümleyle açıklayacak olursak, bizim misafirlerimizi iyi ağırlamazsanız size değil sertifika, içecek su yok !

 

*Hayatın içinde yabancı dilin daha etkin kullanılabilmesi için okullarda yabancı ve Türk öğretmenlerin birlikte çalışacağı okul sonrası, hafta sonu ve yaz tatillerinde eğitimler ve faaliyetler düzenlenmesi ve TRT Okul kanalı, çizgi filmler gibi tüm görsel medya araçlarının etkin kullanılmasıyla İngilizcenin önemi konusunda farkındalığın artırılması ve pratik kullanım becerilerinin geliştirilmesi.

 

Maddede yazılanlar gösteriyor ki; İngilizce bilmeyenler bundan sonra gündelik yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdüremeyecekler. Çünkü öyle ki her alanda İngilizce kullanmamız gerektiğine yönelik bir farkındalık kazanmamız gerekiyormuş.

 

Daha  ciddi yaklaşacak olursak, birkaç paragraf yukarıdaki iddiamı yinelemem gerekiyor. Okul dışı eğitim programlarının planlanması konusunda da bizim müfredat geliştirme uzmanlarımız yetersiz midir ki yabancı öğretmenlere başvuruyoruz.

 

Aslına bakarsanız, yabancı öğretmenlerin Türk kültürünü, yaşam geleneklerini bilmeden nasıl okul dışı gündelik konuşma dilinde yani pratikte İngilizce konuşma becerisini artıracağı da ayrı bir muamma. Zira; Christmas gününde pratik yapmaya da kalkabilir öğrencilerimiz (!)

 

Geçenlerde görevli olduğum kurum, bu yabancı öğretmenlere yönelik bir imza kampanyası yaptı. Bu imza kampanyasında “Yabancı öğretmenlerin ne işi var memleketimizde?” diyenlerden bazılarının sözleri, endişeleri geldi aklıma şimdi korkuyla.

 

“Desenize yine barış gönüllüleri (!) geliyor ülkemize….”

 

Devam Edecek…




Sitemizde yayınlanan yazıların tüm sorumluluğu yazara aittir.

Yazarın diğer yazıları

  • GÜNDEMDEN NOTLAR(1004)
  • Özgürlükler diyarı(1203)
  • Her Şey Küresel Dünyaya Yabancı (!) Kalmamak İçin(1626)
  • Rastgele yazılar

  • HEPAR ve Pamukoğlu'nun Stratejik Hatası(2246)
  • Kilimlerimizin Motif Dili(26474)
  • TÜRKLER 2. ÇİN AKININDA: KADERİ TAYİN EDEN HATUN(4694)
  • Kimin cool-larıyız ?(1324)
  • Topal İhanet(2682)
  • Avrupalılara "Fırça"nın Arkası(790)
  • Büyük Ortadoğu Projesi – Yeni Dünya Düzeni(3293)
  • Her Şey Küresel Dünyaya Yabancı (!) Kalmamak İçin(1626)
  • KADIN(1026)
  • Atatürk'ün Akıllı Projesi(1014)




  • Sayfa Başı Tavsiye Puan: 0, Okunma: 1625

    Henüz yorum eklenmemiş..

    Sitemize giriş yapmamışsınız, üye iseniz giriş yapınız. Aksi halde misafir yorumu yapabilirsiniz.


    Fikir paylaştıkça çoğalır, güzelleşir siz de bu haber hakkındaki görüşlerinizi VatanBir kullanıcıları ile paylaşabilirsiniz.
    Yorumlarınızda kişi ve kurumlara hakaret içeren ifadeler kullanmayınız.
    Güvenlik kodunu giriniz: Güvenlik kodunu okuyamıyorsanız tıklayın.

    Belgeyi Sen bildir "Yayınlansın"
    etkili olsun.

    Arşiv sayfasındaki benzer belgeleri bize bildirin.Sizin adınızla yayınlayalım.


    Üye Girişi yapınız

    Encok belge ekleyen 5 kişi

    Encok yorumlanan son 5 dokuman

    • XHTML
    • Ajax
    • CSS
    • Javascript
    • PHP 5.1.2

    Site Sorumluları:
    bilgiislem@vatanbir.org

    Her hakkı saklıdır, kaynak gösterildiği takdirde kullanabilirsiniz
    © vatanbir.org 2005-2008

    Yazılım & Teknik Destek: HTBilgi

    Google Siralamasi