Anasayfa > Yazi Arşivi > Köşe Yazısı > Gerçek'ti Hayal oldu!
|
...
Sözde Ermeni soykırımını inkâr edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa Fransa’da kabul edildi!
Millet olarak bozuğuz Fransa’ya, daha doğrusu Sarkozy’e.
Daha boykot kelimesinin bile Fransızca olduğunu bilmeden Fransız mallarını boykot ediyoruz.
Bir tarafımız “Sarkozy! O Eiffel kulesi var ya o Eiffel kulesi…” deyip sonunu burada getiremeyeceğimiz cümleler kurarken diğer tarafımız da Fransa’ya karşı Türkiye’nin takdire şayan bir tepki gösterdiğini, bununla birlikte Türkiye’nin dünyanın önde gelen güçlerinden biri haline geldiğini söylüyor ve
“Hayal’di, gerçek oldu!” diyor.
*
Şimdiii…
Gelelim bizi geçmişten bugüne büyük devlet(!) yapan gerçeklere…
*
Tarih 1 Mart 2003
Amerika, Müslüman Irak’a Türkiye’den girmek istedi. Bununla da yetinmeyip Türk askerini de Irak’ta Müslüman kanı dökmeye davet etti.
Hükümet “hay hay” dedi.
1 Mart’ta malum tezkere Meclis’e geldi.
Sağduyu kazandı! Salt çoğunluk sağlanamadı, Bizim Sam amcanın hevesi kursağında kaldı.
*
Tarih 4 Temmuz 2003
Irak’a kuzeyden giremeyen ve savaşta başarısız olan Amerika faturayı Türkiye’ye kesti.
Süleymaniye’de karargah kurmuş olan 1 binbaşı komutasındaki 11 Türk askeri Amerikan 173. Hava indirme Tugayı’na bağlı askerlerce bir baskın sonucu tutuklanıp 60 saat sorguya çekildi.
Sorgu boyunca Amerikalılar tarafından askerlerimize küçük düşürücü, kasıtlı hareketler yapılırken Ankara TBMM’de muhalefetin “Niye nota vermiyorsun?” diye seslendiği Başbakan Erdoğan şöyle diyordu:
“Ne notası veriyorsun? Müzik notası mı?”
*
Tarih 31 Mayıs 2010
Gazze’ye İnsani yardım götüren Mavi Marmara isimli gemimiz uluslar arası sularda İsrail askerlerince basıldı. 9 Türk vatandaşı katledildi.
Hala özür bekliyoruz…
*
Şimdiye kadarkiler “Hayal’di, Gerçek oldu”
Gelelim zamanında gerçek olup, şimdi hayal bile olamayana…
*
Yıl 1937
Yahudiler batılı devletlerce Kudüs ve çevresine yerleştirilmek istendi.
Acilen TBMM’yi toplayan Mustafa Kemal, cevabı yapıştırdı:
''Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslâmiyet’e lâkayt olmakla itham edildik; fakat bu ithamlara rağmen, Peygamber'in son arzusu, yâni 'Mukaddes Toprakların, daima İslâmiyet hâkimiyetinde kalmasını temin için, hemen bugün kanlarımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin Selâhaddin-i Eyyûbi idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri toprakların, yabancı hâkimiyeti ve nüfuzu altında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar, bugün, -Allah'ın inayetiyle- kuvvetliyiz!
*
Badem!
Rakısını, beyaz leblebisini ezbere bilirsin de bunları bilmezsin sen!
İşine gelmez…
Arşiv sayfasındaki benzer belgeleri bize bildirin.Sizin adınızla yayınlayalım.
Site Sorumluları:
bilgiislem@vatanbir.org