Serv Anlaşması'nın orjinal ve tam metni.
MÜTTEFİK VE ORTAK DEVLETLERLE
TÜRKİYE ARASINDA
10 AĞUSTOS 1920’DE
SEVRES’DE İMZALANAN
BARIŞ ANDLAŞMASI
MÜTTEFİK VE ORTAK DEVLETLERLE
TÜRKİYE ARASINDA 10 AĞUSTOS 1920’DE
SEVRES’DE İMZALANAN BARIŞ ANDLAŞMASI
Bir yandan,
İşbu Andlaşmada Başlıca Müttefik Devletler olarak belirtilen,
BRİTANYA İMPARATORLUĞU, FRANSA, İTALYA ve JAPONYA;
Yukarıda adı geçen Başlıca Devletlerle, Müttefik Devletleri oluşturan,
ERMENİSTAN, BELÇİKA, YUNANİSTAN, HİCAZ, POLONYA,
ROMANYA,
SIRP-HIRVAT-SLOVEN DEVLETİ vE
ÇEKOSLOVAKYA;
Ve öte yandan,
TÜRKİYE;
Osmanlı İmparatorluğu Hükümetinin istemesi üzerine, bir Barış Andlaşması
yapılabilmesi
için, Başlıca Müttefik Devletlerce, 30 Ekim 1919’da,
Türkiye’ye bir bırakışma [Mütareke] sağlanmış olduğunu göz önünde tutarak,
Müttefik Devletlerin, aralarından kimilerinin, Türkiye’ye karşı doğrudan
ya da dolaylı biçimde ardarda sürüklenmiş oldukları ve kökeni eski
Avusturya-Macaristan İmparatorluk ve Krallık Hükümetinin 28 Temmuz
1914’de Sırbistan’a karşı savaş ilânında ve Türkiye’nin 29 Ekim 1914’de
Müttefik Devletlere karşı açtığı ve müttefiki, Almanya’nın yürüttüğü düşmanca
eylemlerde bulunan savaşın, yerini, sağlam, adaletli
ve sürekli bir
barışa bırakmasını istediklerini göz önünde tutarak,
Bu amaçla, BAĞITLI YÜKSEK TARAFLAR, Tamyetkili Temsilcilerini
aşağıda
belirtildiği üzere atamışlardır:
MAJESTE BÜYÜK BRİTANYA VE İRLANDA BİRLEŞİK-KRALLIĞI
) Fransızca metinde “une paix solide et durable”, İngilizce metinde “a firm, just and durable peace”,
İtalyanca metinde “una pace salda, şiusta e duratura” denilmektedir. Matbaa-i Amire ve
Konya metinlerinde “muhkem ve müstakar bir sulh”, Erim metninde ise “muhkem ve müstahkem
bir sulh” biçiminde çevrilmiştir. (Çevirenler)
VE DENİZLER
ÖTESİ BRİTANYA ÜLKELERİ KRALI,
HİNDİSTAN İMPARATORU:
Sir George Dixon GRAHAME, K.C.V.O., Majestelerinin Tamyetkili
Paris Ortaelçisi
:
Ve:
KANADA DOMİNYONU için:
Sayın Sir George Halsey PERLEY, K.C.M.G., Birleşik-Krallık’da Kanada
Yüksek
Komiseri; AVUSTRALYA COMMONWEALTH’i için:
Çok Sayın Andrew FİSHER, Birleşik-Krallık’da Avustralya Yüksek
Komiseri;
YENİ-ZELANDA DOMİNYONU için:
Sir George Dixon GRAHAME, K.C.V.O., Majestelerinin Tamyetkili
Paris Ortaelçisi;
GÜNEY-AFRİKA BİRLİĞİ için:
B. Reginald Andrew BLANKENBERG, O.B.E., Birleşik-Krallık’da
Güney-Afrika Birliği Yüksek Komiser Vekili;
HİNDİSTAN için:
Sir Arthur HİRTZEL, K.C.B., Hindistan İşleri Müsteşarı; FRANSA
CUMHURİYETİ BAŞKANI:
B. Alexandre MİLLERAND, Başbakan, Dışişleri Bakanı;
B. Frederic FRANÇOİS-MARSAL, Maliye Bakanı:
B. Auguste Paul-Louis İSAAC, Ticaret ve Endüstri Bakanı;
B. Jules CAMBON, Fransa Büyükelçisi;
B. Georges Maurice PALEOLOGUE, Fransa Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığı
Genel Sekreteri;
MAJESTE İTALYA KRALI:
Kont LELİO BONİN LONGARE, Krallık Senatörü, Majeste İtalya
Kralının Paris’de Olağanüstü ve Tamyetkili Büyükelçisi;
General Giovanni MARİETTİ, Yüksek Savaş Konseyinde İtalyan
Askeri Temsilcisi;
MAJESTE JAPONYA İMPARATORU:
Vikont CHİNDA, Majeste Japon İmparatorunun Londra’da Olağanüstü
ve Tamyetkili
Büyükelçisi;
) Fransızca metinde “Le Roi du Japon”, İngilizce metinde “Emperor of Japan”, İtalyanca Metinde
‘T-Imperatore del Giaponne” denilmektedir; Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “Japonya
imparatoru”. (Çevirenler)
B. K. MATSUİ, Majeste Japon İmparatorunun Paris’de Olağanüstü ve
Tamyetkili
Büyükelçisi;
ERMENİSTAN:
B.Avetis AHARONİAN, Ermenistan Cumhuriyeti Temsilci Heyetinin
Başkanı; MAJESTE BELÇİKA’LILAR KRALI:
B. Jules VAN DEN HEUVEL, Olağanüstü Temsilci ve Tamyetkili
Ortaelçi, Devlet
Bakanı;
B. ROLİN JACQUEMYNS, Uluslararası Özel Hukuk Enstitüsü Üyesi,
Belçika Temsilci Heyeti Genel Sekreteri;
MAJESTE ELENLER KRALI:
B. Eleftherios K. VENİSELOS, Başbakan;
B. Athos ROMANOS, Majeste Yunanlılar Kralının Paris’de Olağanüstü
Temsilcisi
ve Tamyetkili Ortaelçisi;
MAJESTE HİCAZ KRALI:
POLONYA CUMHURİYETİ BAŞKANI:
Kont Maurice ZAMOYSKİ, Polonya Cumhuriyeti’nin Paris’de Olağanüstü
Temsilcisi
ve Tamyetkili Ortaelçisi;
B. Erasme PİLTZ; PORTEKİZ CUMHURİYETİ BAŞKANI:
Dr. Affonso Augusto da COSTA, eski Başbakan; MAJESTE ROMANYA
KRALI:
B. Nicolae TİTULESCO, Maliye Bakanı;
Prens DİMİTRİE GHİKA, Majeste Romanya Kralının Paris’de Olağanüstü
Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi;
MAJESTE SIRPLAR, HIRVATLAR VE SLOVENLER KRALI:
B. Nicolas P. PACHİTCH, eski Başbakan;
B. Ante RUMBİC, Dışişleri Bakanı; ÇEKOSLOVAKYA CUMHURİYETİ
BAŞKANI:
B. Edouard BENES, Dışişleri Bakanı;
B. Stephen OSUSKY, Çekoslovakya Cumhuriyeti’nin Londra’da Olağanüstü
Temsilcisi ve Tamyetkili Ortaelçisi;
TÜRKİYE:
General HADİ PAŞA , Senatör ;
Rıza TEVFİK BEY, Senatör ;
) Fransızca metinde “Le General Haadi Pacha”, İngilizce metinde “General Haadi Pasha”, İtalyanca
metinde “II Generale Haadi Pacha”, Erim metninde “Hadi Paşa”. (Çevirenler)
) Ayan âzası. (Çevirenler)
) Ayan âzası. (Çevirenler)
REŞAD HALİS BEY, Türkiye’nin Bern’de Olağanüstü Temsilcisi ve
Tamyetkili Ortaelçisi.
BU TEMSİLCİLER, usulüne uygun ve geçerli kabul edilen yetki
belgelerini veriştikten
sonra, AŞAĞIDAKİ HÜKÜMLER ÜZERİNDE
ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR:
İşbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, savaş durumu
sona erecektir.
Bu andan başlayarak ve işbu Andlaşmanın hükümlerine bağlı olarak,
Müttefik Devletlerle Türkiye arasında resmi ilişkiler olacaktır.
BÖLÜM I.
MİLLETLER CEMİYETİ MİSAKI
BAĞITLI YÜKSEK TARAFLAR,
Uluslar arasında işbirliğini geliştirmek ve uluslararası barışı ve güvenliği
sağlamak
için,
savaşa başvurmamak konusunda birtakım yükümlülükler kabul etmek,
gizlilikten uzak, adaletli ve onurlu uluslararası ilişkiler sürdürmek,
Hükümetlerce, bundan böyle eylemsel davranış kuralı kabul edilen
uluslararası
hukuk kurallarına kesinlikle uymak,
örgütlenmiş halkların karşılıklı ilişkilerinde adaleti korumak ve
Andlaşmalardan
doğan bütün yükümlülüklere titizlikle saygı göstermek
gerektiğini göz önünde tutarak,
Milletler Cemiyeti’ni kuran işbu Misak’ı kabul etmişlerdir.
MADDE 1.
İşbu Misak’a bağlı Ek’de adları yazılı İmzacı Devletlerle, yine Ek’de adları
belirtilen
Devletlerden, Misak’ın yürürlüğe girmesinden başlayarak iki
ay içinde Sekreterliğe
sunacakları ve Cemiyet’in öteki üyelerine yapacakları
bir bildiri ile, hiçbir çekince öne sürmeksizin işbu Misak’a katılanlar,
Milletler Cemiyeti’nin asıl üyeleridir.
Kendini özgürce yöneten ve Ek’de adı gösterilmemiş bulunan herhangi
bir Devlet,
Dominyon ya da Sömürge, uluslararası yükümlülüklerini içtenlikle
yerine getirme niyeti konusunda etkin güvenceler vermesi, ve hava,
kara ve deniz kuvvetleriyle silâhları
konusunda Cemiyet’in koyduğu düzen-
) İngilizce metne göre “uluslararası barışı”, Fransızca metne göre “kendilerine barışı”, İtalyanca
metne göre “Devletlere barışı” biçiminde çevirmek gerekmektedir. Matbaa-i Amire, Konya ve
Erim metinlerinde “milletlere
sulh” denilmektedir. (Çevirenler)
lemeleri kabul etmesi koşuluyla, Üyeliğe kabulü Genel Kurulun üçte iki çoğunluğuyla
kararlaştırılırsa, Cemiyet Üyesi olabilir.
Cemiyet’in her üyesi, iki yıl önceden haber vermek ve ayrıldığı anda,
bu Misak’ın yüklediklerini de içermek üzere, uluslararası bütün yükümlülüklerini
yerine getirmiş bulunmak koşuluyla, Cemiyet’ten çekilebilir.
MADDE 2.
Cemiyet, işbu Misak’da öngörülen eylemini, bir Genel Kurul, bir
Konsey ve bunlara
yardım eden bir Sürekli Sekreterlik aracılığıyla yerine
getirir.
MADDE 3.
Genel Kurul, Cemiyet Üyelerinin Temsilcilerinden oluşur.
Genel Kurul, belirli zamanlarda ve durum gerektirirse başka herhangi
bir anda, Cemiyet’in Merkezinde ya da kararlaştırılacak bir başka yerde
toplanır.
Genel Kurul, Cemiyet’in görev alanına giren ya da dünya barışını ilgilendiren
her soruna bakmaya yetkilidir.
Cemiyet’in her Üyesi Genel Kurulda en çok üç Temsilci bulundurabilir;
her Üyenin
yalnız bir oyu vardır.
MADDE 4.
Konsey, Müttefik ve Ortak Başlıca Devletlerin Temsilcileri ile,
Cemiyet’in başka dört Üyesinden oluşur. Cemiyet’in bu dört Üyesini
Genel Kurul dilediği gibi ve dilediği
zamanlarda seçer. Genel Kurulca bu
dört Üyenin ilk seçimine kadar, Belçika, Brezilya, İspanya ve Yunanistan
Temsilcileri Konsey Üyesi olacaklardır.
Konsey, Genel Kurul çoğunluğunun uygun bulmasıyla, bundan böyle
Konseyde sürekli olarak temsil edilmek üzere başka Üyeler de seçebilir.
Konsey, gine Genel Kurul
çoğunluğunun uygun bulmasıyla, Konseyde
temsil edilmek üzere Genel Kurulca seçilecek Cemiyet Üyelerinin sayısını
arttırabilir.
Konsey, koşullar gerekli kıldığı zamanlarda ve yılda en az bir kez,
Cemiyet Merkezinde
ya da kararlaştırılacak bir başka yerde toplanır.
Konsey, toplantılarında, Cemiyet’in görev alanına giren ya da dünya
barışını ilgilendiren
her sorunu ele almağa yetkilidir.
Konseyde temsil edilmeyen herhangi bir Cemiyet Üyesi, kendisini
özellikle ilgilendiren
bir sorun Konseyde görüşüldüğü zaman, Konseye bir
Temsilci göndererek, Konsey üyesi sıfatıyla katılmağa çağırılır.
Konseyde temsil edilen her Cemiyet Üyesinin yalnız bir oyu ve bir
Temsilcisi vardır.
MADDE 5.
İşbu Misak’da ya da İşbu Andlaşma hükümlerinde açıkça başka türlü
öngörülen durumlar dışında, Genel Kurulun ya da Konseyin kararları, toplantıda
temsil edilen Cemiyet Üyelerinin oybirliğiyle alınır.
Belirli sorunlara ilişkin olarak soruşturma yapmakla görevlendirilmiş
komisyonların
atanmasını da kapsamak üzere, Genel Kurul ya da Konsey
toplantılarında ortaya
çıkan bütün usul sorunları, Genel Kurulca ya da
Konseyce düzenlenir ve toplantıda
temsil edilen Cemiyet üyelerinin çoğunluğuyla
karara bağlanır.
Genel Kurulun ilk toplantısı ile Konseyin ilk toplantısı, Amerika
Birleşik Devletleri
Başkanının çağrısı üzerine yapılacaktır.
MADDE 6.
Sürekli Sekreterlik, Cemiyet’in Merkezinde kurulmuştur. Sürekli
Sekreterlik, bir Genel Sekreter ile gerekli görülecek sekreterlerden ve personelden
oluşur.
İlk Genel Sekreter Ek’de gösterilmiştir. Bundan sonrası için, Genel
Sekreter, Genel
Kurulun çoğunluk kararıyla uygun bulması üzerine.
Konseyce atanacaktır.
Sekreterler ve Sekreterlik personeli, Konseyin uygun bulması üzerine,
Genel Sekreterce
atanırlar.
Cemiyet’in Genel Sekreteri, bu sıfatıyla, Genel Kurulun ve Konseyin
de Genel Sekreterliğini yapacaktır.
Sekreterliğin giderleri, Evrensel Posta Birliği’nin Uluslararası Bürosu
için saptanmış
oranlar içinde, Cemiyet Üyelerince paylaşılacaktır.
MADDE 7.
Cemiyet’in Merkezi, Cenevre’de kurulmuştur.
Konsey, bu Merkezi bir başka yerde kurmağa her an karar verebilir.
10
Cemiyet’in bütün hizmetlerinde ya da Sekreterliği de kapsamak üzere,
bunlara bağlı bütün dairelerde, kadınlarla erkekler eşit olarak görev alabileceklerdir.
Cemiyet Üyelerinin Temsilcileri ve Cemiyet görevlileri, görevlerini
yaptıkları sırada, diplomasi ayrıcalıklarından ve bağışıklıklarından yararlanırlar.
Cemiyet’in, Cemiyet bürolarının yerleşmiş bulunduğu ya da Cemiyet’in
toplantılarının
yapıldığı yapıların ve alanların dokunulmazlığı vardır.
MADDE 8.
Cemiyet Üyeleri, barışın süregötürülmesi için, ulusal silâhların, ulusal
güvenlikle ortak bir eylemin gerekli kıldığı uluslararası yükümlülüklerin
yerine getirilmesiyle bağdaşabilecek
en düşük bir düzeye indirilmesi zorunluluğunu
kabul ederler.
Konsey, her Devletin coğrafya durumunu ve içinde bulunduğu özel
koşulları göz önünde tutarak, çeşitli Hükümetlerin incelemesine ve kararına
sunulmak üzere, bu indirimin plânlarını hazırlar.
Bu plânlar, en az her on yılda bir, yeniden incelenecek ve gerekirse,
değiştirilecektir.
Çeşitli Hükümetlerin bu plânları kabulünden sonra, böylece saptanan
silâhların sınırı, Konseyin rızası olmadıkça aşılamayacaktır.
Cemiyet Üyeleri, silâhların ve savaş gereçlerinin özel girişimce yapımının
büyük sakıncalara yol açtığı görüşüyle, Konseyi, Cemiyet Üyelerinin
güvenliklerine yetecek silâhlarla savaş gereçlerini kendileri yapamayan
Cemiyet Üyelerinin gereksinmelerini de göz önünde tutarak, bunun kötü
sonuçlarını önleyecek önlemleri salık vermekle görevlendirirler.
Cemiyet Üyeleri, silâhlarının erişmiş olduğu düzeye, kara, deniz ve
hava kuvvetlerinin
programlarına ve savaşta kullanılmağa elverişli olan endüstrilerinin
durumuna ilişkin bütün bilgileri en açık yüreklilikle ve eksiksiz
olarak birbirlerine vermeği yükümlenirler.
MADDE 9.
Misak’ın 1. ve 8. Maddeleri hükümlerinin yürütülmesi ve genel olarak,
kara, deniz
ve hava kuvvetlerine ilişkin sorunlar üzerinde Konseye görüşünü
bildirmek üzere sürekli bir Komisyon kuracaklardır.
MADDE 10.
11
Cemiyet Üyeleri, bütün Cemiyet Üyelerinin ülke bütünlüklerine ve
şimdiki siyasal
bağımsızlıklarına saygı göstermeği ve bunları dışarıdan gelecek
herhangi bir saldırıya
karşı korumayı yükümlenirler. Saldırı, saldırı
tehdidi ya da tehlikesi durumunda, Konsey, bu yükümlülüğün yerine getirilmesini
sağlayacak yolları belirtir.
MADDE 11.
Cemiyet Üyelerinden birine doğrudan doğruya dokunsun ya da dokunmasın,
her savaşın ya da savaş tehdidinin bütün Cemiyet’i ilgilendirdiği
ve Cemiyet’in ulusların
barışını etkin bir biçimde korumaya özgü önlemleri
almakla yükümlü olduğu kesin olarak açıklanır. Böyle bir durumda,
Cemiyet’in herhangi bir Üyesinin istemesi üzerine, Genel Sekreter, Konseyi
hemen toplantıya çağırır.
Bundan başka, Cemiyet’in herhangi bir Üyesinin, uluslararası ilişkileri
etkileyecek nitelikte olan ve sonuç olarak uluslar arasındaki barışı ve barışın
dayandığı iyi geçinmeyi
bozacak bir durum üzerine Genel Kurulun ya
da Konseyin dikkatini dostça çekmek
hakkı olduğu da açıklanır.
MADDE 12.
Cemiyet’in bütün Üyeleri, aralarında ilişkilerin kesilmesine varabilecek
nitelikte bir anlaşmazlık çıkarsa, bu anlaşmazlığı ya hakemliğe ya da
Konseyin incelemesine sunmağı kabul etmektedirler. Cemiyet Üyeleri, hakemlerin
kararından ya da Konseyin
raporundan sonra üç aylık bir süre geçinceye
kadar, hiçbir durumda savaşa başvurmamağı
da kabul ederler.
Bu Maddede öngörülen bütün durumlarda, hakemlerin kararının akla
yatkın bir süre içinde verilmesi ve Konsey raporunun, anlaşmazlık Konseye
sunulduğu günden başlayarak, altı ay içinde hazırlanmış bulunması gerekir.
MADDE 13.
Cemiyet Üyeleri, aralarında, hakemlikle çözüme elverişli saydıkları bir
anlaşmazlık
çıkarsa, ve bu anlaşmazlık diplomasi yoluyla istekleri karşılar
bir biçimde çözülemezse, bu sorunun tümüyle hakemliğe sunulacağını kabul
ederler.
Genel olarak hakemlikle çözüme elverişli anlaşmazlıklar arasında, bir
andlaşmanın yorumlanmasına, herhangi bir uluslararası hukuk sorununa,
doğruluğu saptanırsa uluslararası bir yükümlülüğe aykırılık oluşturabile12
cek bir olgunun gerçekliğine ya da böyle bir aykırılığın getirdiği ödencenin
[tazminatın] niteliğine ya da kapsamına ilişkin
anlaşmazlıklar gösterilebilir.
Anlaşmazlığın sunulduğu Hakemlik Mahkemesi, Tarafların gösterdikleri
ya da daha önce yapılmış Sözleşmelerde öngörülen Mahkemedir.
Cemiyet Üyeleri, verilen kararlan iyi niyetle yerine getirmeği, bu kararlara
uyacak
hiçbir Cemiyet Üyesine karşı savaşa başvurmamağı yükümlenirler.
Kararın yerine getirilmemesi durumunda, Konsey, bunu sağlayacak
önlemleri önerir.
MADDE 14.
Konsey, bir Uluslararası Sürekli Adalet Divanı tasarısı hazırlamakla
ve bu tasarıyı Cemiyet Üyelerine sunmakla görevlendirilmiştir. Bu Divan,
Tarafların kendisine sunacakları
uluslararası nitelikte her türlü anlaşmazlıklara
bakacaktır. Divan, Konseyin ya da Genel Kurulun kendisine göndereceği
her türlü anlaşmazlık ya da sorun üzerinde
danışma görüşleri [istişari
mütalaalar] de verecektir.
MADDE 15.
Cemiyet Üyeleri, aralarında ilişkilerin kesilmesini doğurabilecek nitelikte
bir anlaşmazlık
çıkarsa, ve bu anlaşmazlık 13. Maddede öngörülen
hakemliğe sunulmazsa, anlaşmazlığı Konseye götürmeyi kabul ederler. Bu
bakımdan, Üyelerden birinin, tam bir soruşturma ve inceleme için her türlü
önlemleri alacak olan Genel Sekretere bu anlaşmazlığı bildirmesi yeterlidir.
Taraflar, dâvalarının açıklanmasını, kanıtlayıcı bütün olgular ve belgelerle
birlikte,
en kısa süre içinde Genel Sekretere vermelidirler. Konsey,
bunların hemen yayınlanmasını
buyurabilir.
Konsey, anlaşmazlığın çözülmesini sağlamağa çalışır; Konsey bunu başarırsa,
yararlı saydığı ölçüde, olguları, bunların açıklanışlarını ve önerdiği
çözümü gösteren bir açıklama yayınlar.
Anlaşmazlık çözülememişse, Konsey, anlaşmazlıkla ilgili olguları, hakgözetirliğe
ve bu anlaşmazlığa en uygun sayarak salık verdiği çözümleri
) Sayın Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoftlu, “tazminat” karşılığı olarak “ödence” terimini
kullanmaktadır:
Türkçeleştirilmiş Metinleriyle Birlikte Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu.
Üçüncü cilt • Terim ve Sözcükler Kılavuzu, Türk Dil Kurumu yayını, Ankara, 1975, s. 1065 . (Çevirenler)
) Fransızca metinde “les plus equitables”, İngilizce metinde “just”, İtalyanca metinde “piû giuste”,
Malbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “en ımıkarin-i adalet”. (Çevirenler)
13
bildirmek üzere, oybirliğiyle
ya da çoğunlukla kabul edilen, bir rapor kaleme
alır ve bu raporu yayınlar.
Konseyde temsil edilen Cemiyet Üyelerinden herbiri de, anlaşmazlığın
olgularına ve kendisinin varmış olduğu sonuçlara ilişkin bir açıklama
yayınlayabilir.
Konseyin raporu, anlaşmazlığa Taraf bulunan Devletlerin Temsilcilerinin
oyları hesaba katılmaksızın, oybirliği ile kabul edilmişse, Cemiyet
Üyeleri, hukuku ve adaleti korumak için gerekli görecekleri biçimde davranmak
hakkını ellerinde tutarlar.
Taraflardan biri, anlaşmazlığın uluslararası hukukun yalnız bu Tarafın
ulusal yetkisine bıraktığı bir soruna ilişkin olduğunu öne sürerse ve Konsey
de bunu kabul ederse, Konsey bunu raporunda belirtecek, ancak hiçbir çözüm
salık vermeyecektir.
İşbu Maddede öngörülen bütün durumlarda, Konsey anlaşmazlığı
Genel Kurula götürebilir. Taraflardan birinin istemesi üzerine de, Genel
Kurul –bu istem, anlaşmazlığın
Konseye sunulmasından başlayarak on
dört gün içinde yapılmış olmak koşuluyla– anlaşmazlığa bakacaktır.
Genel Kurula sunulan her sorunda, Konseyin eylemine ve yetkilerine
ilişkin işbu Maddenin ve 12. Maddenin hükümleri, Genel Kurulun eylemine
ve yetkilerine de uygulanır.
Genel Kurulda her soruna ilişkin olarak,
Tarafların Temsilcileri dışında, Konseyde
temsil edilen bütün Cemiyet
Üyelerinin ve Cemiyet’in öteki Üyelerinden bir çoğunluğun
uygun bulmasıyla
hazırlanmış olan bir rapor, Konseyde Tarafların Temsilcileri
dışında,
Üyelerin oybirliğiyle hazırlanmış olan bir raporla eşdeğerde olacaktır.
MADDE 16.
Cemiyet Üyelerinden biri, 12., 13. ya da 15. Maddelerdeki yükümlülüklerine
aykırı olarak savaşa başvurursa, Cemiyet’in bütün öteki Üyelerine
karşı, bu davranışıyla
[ipsofacto] bir savaş eyleminde bulunmuş sayılır. Bu
Üyeler onunla, ticaret ya da maliye ilişkilerini hemen kesmeği, kendi uyruklarıyla
Misak’a aykırı davranan Devletin
uyrukları arasında her türlü
ilişkileri yasaklamağı ve Misak’a aykırı davranan bu Devletin uyrukları ile,
Cemiyet Üyesi olsun ya da olmasın, başka herhangi bir Devletin uyrukları
arasında ticaret, maliye ilişkileriyle kişisel ilişkileri kesmeği yükümlenirler.
Bu durumda, Konsey, ilgili çeşitli Hükümetlere, Cemiyet yükümlülüklerine
saygı göstermeği sağlayacak silâhlı kuvvetlere Cemiyet Üyelerinden
14
herbirinin katacağı kara, deniz ve hava birlikleri konusunda öğütlemelerde
[tavsiyelerde] bulunmakla görevlidir.
Cemiyet Üyeleri, bundan başka, işbu Madde gereğince alınacak ekonomik
ve mali önlemlerin uygulanmasında, bunlardan doğabilecek zararları ve
sakıncaları enaz [minimum] düzeye indirmek için, birbirlerine karşılıklı yardımda
bulunmağı kabul etmektedirler. Bunun gibi, Üye Devletler, Misak’a
aykırı davranan Devletçe içlerinden birine yöneltilen herhangi bir özel önleme
karşı direnmek için de, birbirlerine karşılıklı yardımda bulunacaklardır.
Üye Devletler, Cemiyet’in yükümlülüklerine saygı gösterilmesini
sağlamak
için ortak eyleme katılan her Cemiyet Üyesinin kuvvetlerinin kendi ülkesinden
geçmesini kolaylaştırmak üzere gerekli önlemleri alacaklardır.
Misak’dan doğan yükümlülüklerden herhangi birine aykırı davranmaktan
suçlu
olan her Üye, Cemiyet’ten çıkartılabilir. Bu çıkartmaya, Konseyde
temsil edilen bütün öteki Üyelerin oybirliğiyle karar verilir.
MADDE 17.
Yalnız biri Cemiyet Üyesi olan ya da hiçbiri Cemiyet Üyesi olmayan iki
Devlet arasında bir anlaşmazlık çıkması durumunda, Cemiyet Üyesi olmayan
Devlet ya da Devletler, anlaşmazlığı çözmek için, Konseyin uygun göreceği
koşullar altında, Cemiyet
Üyeleri için uyulması zorunlu olan yükümlülüklere
bağlı olmaya çağırılırlar. Bu çağın kabul edilirse, 12. Maddeden
16. Maddeye kadar olan Maddeler, Konseyin gerekli
göreceği değişikliklerle,
uygulanır.
Bu çağırıda bulunur bulunmaz, Konsey, hemen anlaşmazlığın çeşitli
yönleri üzerinde
bir soruşturma açar ve bu özel duruma, kendisine en uygun
ve en etkin görünen önlemi önerir.
Çağırılan Devlet, anlaşmazlığın çözümü için Cemiyet Üyelerine düşen
yükümlülükleri
kabul etmeyerek, Cemiyet’e Üye Devletlerden birine karşı
savaşa başvurursa,
bu Devlete, 16. Madde hükümleri uygulanır.
Çağırılan iki Taraf da, anlaşmazlığın çözümü için Cemiyet Üyelerine
düşen yükümlülükleri
kabul etmezlerse, Konsey, çatışmaları önleyecek ve
anlaşmazlığın çözüme
bağlanmasını sağlayacak her türlü önlemleri alabilir
ve her türlü önerilerde bulunabilir.
MADDE 18.
Cemiyet Üyelerinden birinin ileride yapacağı her andlaşma ya da uluslararası
bağıtlanma,
Sekreterlikçe kütüğe yazılacak [tescil edilecek] ve ola15
bilen en kısa süre içinde yayınlanacaktır. Bu andlaşmalardan ya da uluslararası
bağıtlanmalardan hiçbiri, kütüğe
yazılmadan önce bağlayıcı güçte
olmayacaktır.
MADDE 19.
Genel Kurul, zaman zaman, Cemiyet Üyelerini, uygulanmaz duruma
gelmiş andlaşmaların ve süregitmesi dünya barışını tehlikeye sokabilecek
uluslararası durumların yeniden gözden geçirilmesine çağırabilir.
MADDE 20.
Cemiyet Üyeleri, işbu Misak’ın, Misak hükümleriyle bağdaşmayan,
aralarındaki
bütün yükümlülükleri ya da andlaşmaları sona erdirdiğini,
herbiri kendi bakımından
kabul ederler ve gelecekte bu çeşit hiçbir bağıtlanmaya
girmemeyi resmen yükümlenirler.
Üye Devletlerden biri, Cemiyet’e Üye oluşundan önce, Misak hükümleriyle
bağdaşmaz
yükümlülükler altına girmişse, bu yükümlülüklerden
kurtulmak için hemen gerekli önlemleri almak zorundadır.
MADDE 21.
Barışın süregitmesini sağlayan hakemlik andlaşmaları gibi uluslararası
üstlenmeler
ve Monroe Doktrini gibi bölgesel anlaşmalar, işbu Misak’ın
hiçbir hükmüyle bağdaşmaz
sayılmayacaktır.
MADDE 22.
Savaştan sonra, daha önce kendilerini yöneten Devletlerin egemenliğine
bağlı olmaktan çıkmış ve çağdaş dünyanın özellikle güç koşulları altında
kendi kendilerini yönetme yeteneğinden henüz yoksun halkların oturduğu
sömürgelere ve ülkelere şu ilkeler uygulanır: Bu halkların gönençleri ve gelişmeleri
kutsal bir uygarlık görevidir ve bu görevin yerine getirilmesi için
işbu Misak’a güvenceler konulması gerekir.
Bu ilkenin uygulamada gerçekleştirilmesi için en iyi yöntem, bu halkların
korumanlığmı [vesayetini], kaynakları, görgüleri ya da coğrafya durumları
bakımından, bu sorumluluğu yüklenmeğe en elverişli bulunan ve bunu
16
kabule razı olan uluslara emanet etmektir. Bunlar, bu mandaf’yi , mandataire10
sıfatıyla ve Cemiyet adına yapacaklardır.
Mandataire’liğin niteliği, halkın gelişme derecesine, ülkenin coğrafya
durumuna, ekonomik koşullarına ve buna benzer bütün öteki durumlara
göre değişik olmasını gerektirmektedir
.
Eskiden Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı bulunan kimi topluluklar,
kendi kendilerini
yönetmeye yetenekli olacakları zamana kadar, yönetimlerine
bir mandataire’’in öğütleri ve yardımı kılavuz olmak koşuluyla, bağımsız
uluslar olarak varlıkları geçici nitelikte tanınabilecek bir gelişme düzeyine
erişmişlerdir. Mandataire’in seçilmesinde, herşeyden önce, bu toplulukların
dilekleri göz önünde tutulmalıdır.
Öteki halkların, özellikle Orta Afrika halklarının, içinde bulundukları
gelişme derecesi, mandataire’in, buralarda ülkenin yönetimini, köle ticareti,
silâh ve alkol alım-satımı gibi kötüye kullanmaları yasaklamayı; kamu
düzeniyle ahlâk kurallarının süre-götürülmesinin gerektirdiklerinden başka
kısıtlamalara bağlı olmaksızın, inanç ve din özgürlüğünü sağlamayı; berkitilmiş
yerler [tahkimat] ya da kara ve deniz üsleri kurmağı
ve yerli halka
ülkenin kolluk [zabıta] düzenini ve savunmasını sağlamak amacı dışında,
askerlik eğitimini yasaklamağı güvence altına alacak ve aynı zamanda, Cemiyet’in
öteki Üyelerine de alışveriş ve ticaret konularında eşit olanaklar
sağlayacak koşullar içinde, üstüne almasını gerektirmektedir.
Son olarak, Afrika’nın Güney Batısı ve kimi Güney Pasifik Adaları gibi
ülkeler vardır ki, bunlar, nüfus yoğunluğunun azlığı, yüzölçümünün küçüklüğü,
uygarlık merkezlerinden uzaklığı, mandataire’in ülkesine bitişikliği
ya da birtakım başka durumlar
yüzünden, yerli halkın yararına, yukarıda
sözü edilen güvenceler saklı kalmak koşuluyla,
en iyi biçimde ancak
mandataire’in yasaları ile ve sanki kendi ülkesinin bir parçasıymış
gibi yönetilebilirler.
Her bir durumda, mandataire, yönetimini üzerine aldığı ülkeye ilişkin
olarak. Konseye
yıllık bir rapor gönderecektir.
Mandataire’in kullanacağı yetkenin [otoritenin], denetimin ya da yönetimin
derecesi,
Cemiyet Üyeleri arasında önceden yapılmış bir Sözleşmeye
) Fransızca metinde “mandat”, İngilizce metinde “mandate”, İtalyanca metinde “mandato”, Matbaa-
i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “vesayet” denilmektedir. Biz, dilimizde manda biçiminde
kötü bir ünü olan bu sözcüğü olduğu gibi almayı uygun gördük; ancak, Fransızca yazılışını
kullandık. (Çevirenler)
10) Fransızca metinde “mandataire”, İngi’izce metinde “Mandatories”, İtalyanca metinde “mandatorie”,
Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “mandater”. (Çevirenler)
17
konu olmamışsa, bunlar,
her bir durumda, Konseyce kesin olarak saptanacaktır.
M
andataire’lerin yıllık raporlarım almak, incelemek ve mandat’ların
yürütülmesine ilişkin bütün sorunlar üzerinde Konseye görüş bildirmekle
görevli, bir sürekli Komisyon
kurulacaktır.
MADDE 23.
Milletler Cemiyeti Üyeleri, şimdi varolan ya da sonradan yapılabilecek
uluslararası
sözleşmelerin hükümlerine uygun olmak ve bunlar saklı tutulmak
koşuluyla:
a) kendi ülkelerinde olduğu gibi, ticaret ve endüstri ilişkilerinin kapsamına
giren
bütün öteki ülkelerde, erkeklere, kadınlara ve çocuklara hakgözetir11
ve insancıl çalışma koşulları sağlamağa ve bu koşulları sürdürmeğe
ve bu amaca
erişmek üzere, gerekli uluslararası örgütleri kurmağa ve yaşatmağa
çaba göstereceklerdir;
b) yönetimleri altındaki ülkelerde yerli halka hakgözetir12 davranmayı
yükümlenirler;
c) kadın ve çocuk ticaretine, afyon ve buna benzer zararlı maddelerin
alım-satımına ilişkin anlaşmaların genel denetimi ile Cemiyet’i görevlendirirler;
d) silâh ve cephane ticaretinin denetiminin kamu yararı için zorunlu
bulunduğu ülkelerde, bu ticaretin genel denetimi ile Cemiyet’i görevlendirirler;
e) ulaşım ve transit özgürlüğünün güvence altına alınması ve sürdürülmesi
ve Cemiyet’in bütün Üyelerine ticaret konusunda hakgözetir13 bir
işlem yapılmasını
sağlamak için gerekli önlemleri alacaklardır. Bu konuyla
ilgili olarak, 1914-1918 savaşı sırasında yakılıp yıkılmış olan bölgelerin özel
gereksinmeleri göz önünde tutulacaktır;
f ) hastalıkları önlemek ve bunlarla savaşmak için uluslararası önlemler
almaya çalışacaklardır,
11) Fransızca metinde “equitables”, İngilizce metinde “fair”, İtalyanca metinde “eque” denilmektedir.
Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “hakkaniyet”. (Çevirenler)
12) Fransızca metinde “ecmitable”, İngilizce metinde “just”, İtalyanca metinde “equo” denilmektedir.
Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “âdilâne”. (Çevirenler)
13) Fransızca metinde “equitable”, İngilizce metinde “equitable”, İtalyanca metinde “equo”, Matbaa-i
Amire, Konya ve Erim metinlerinde “muhikkane”. (Çevirenler)
18
MADDE 24.
Çok-taraflı andlaşmalarla daha önce kurulmuş bütün uluslararası bürolar,
Tarafların
kabul etmeleri koşuluyla, Cemiyet’in yetkisi altına konulacaktır.
İleride kurulacak
bütün başka uluslararası bürolar ve uluslararası
nitelikte sorunların çözülmesiyle
ilgili Komisyonlar Cemiyet’in yetkisi altına
konulacaktır.
Genel sözleşmelerle düzenlenen, ancak uluslararası büroların ya da
komisyonların denetimine girmeyen uluslararası nitelikteki bütün sorunlar
için, Cemiyet Sekreterliği, Taraflar isterlerse ve Konsey kabul ederse,
yararlı tüm bilgileri toplamak, dağıtmak ve gereken ya da istenen yardımlarda
bulunmak zorundadır.
Konsey, Cemiyet’in yetkisi altında bulunan herhangi bir büronun ya da
komisyonun
giderlerini sekreterlik giderleri içine sokabilir.
MADDE 25.
Cemiyet Üyeleri, sağlığın geliştirilmesi, hastalıklara karşı önleyici önlemler
alınması
ve bütün dünyada çekilen acıların azaltılması amaçlarını
güden, gereği gibi yetkili kılınmış ulusal Kızıl-Haç gönüllü örgütlerinin kurulmasını
ve bunların aralarında işbirliği
yapmalarını desteklemeği ve kolaylaştırmağı
yükümlenirler.
MADDE 26.
İşbu Misak’da yapılacak değişiklikler, Temsilcileri Konseyi oluşturan
Cemiyet Üyelerince ve Temsilcileri Genel Kurulu oluşturan Üyelerin çoğunluğunca
onaylanır onaylanmaz yürürlüğe girecektir.
Cemiyet’in her Üyesi, Misak’da yapılan değişiklikleri kabul etmemekte
özgürdür; bu durumda, Cemiyet’in Üyesi olmaktan çıkmış olur.
E K
I. MİLLETLER CEMİYETİNİN ASIL ÜYELERİ14
AMERİKA B. D. HAİTİ
BELÇİKA HİCAZ
BOLİVYA HONDURAS
BREZİLYA İTALYA
14) Fransız abecesine göre. (Çevirenler)
19
BRİTANYA İMPARATORLUĞU JAPONYA
KANADA LİBERYA
AVUSTRALYA NİKARAGUA
GÜNEY AFRİKA PANAMA
YENİ-ZELANDA PERU
HİNDİSTAN POLONYA
ÇİN PORTEKİZ
KÜBA ROMANYA
EKUVADOR SIRP-HIRVAT-SLOVEN DEVLETİ
FRANSA SİAM
YUNANİSTAN ÇEKOSLOVAKYA
GUATEMALA URUGUAY
MİSAK’A KATILMAĞA ÇAĞIRILAN DEVLETLER15
ARJANTİN HOLLANDA
ŞİLİ
İRAN
KOLOMBİYA SALVADOR
DANİMARKA İSVEÇ
İSPANYA İSVİÇRE
NORVEÇ VENEZUELA
PARAGUAY
H. MİLLETLER CEMİYETİNİN İLK GENEL SEKRETERİ
Sayın Sir James Eric DRUMMOND, K.C.M.G., C.B.
Birinci Bölümün (Milletler Cemiyeti Misakı) 4. Maddesinde belirtilen
Başlıca Müttefik ve Ortak Devletler, Almanya ile yapılan 28 Haziran
1919 tarihli Barış Andlaşmasmda belirtilen Başlıca Müttefik ve Ortak
Devletlerdir.
15) Fransız abecesine göre. (Çevirenler)
20
BÖLÜM II.
TÜRKİYE’NİN SINIRLARI
MADDE 27.
1. Avrupa’da, Türkiye’nin sınırları aşağıdaki gibi saptanacaktır:
(ekli I sayılı haritaya
bakılması)16
1. Karadeniz:
Karadeniz Boğazı’nın girişinden aşağıda belirtilen noktaya kadar.
2. Yunanistan ile:
Podima’nın aşağı yukarı 7 kilometre kuzey-batısında bulunan Büyük
Dere’nin ağzında Karadeniz üzerinde seçilecek bir noktadan başlayarak,
güney-batıya doğru ve İstranca Dere havzası sınırlarının en kuzey-batı
noktasına kadar (İstranca’nın aşağı yukarı 8 kilometre kuzey-batısında bulunan
nokta):
Kaplıca Dağ ile Üçpınar Tepesi noktalarından geçmek üzere, toprak
[arazi] üzerinde
saptanacak bir çizgi;
oradan, güney-güney-doğu doğrultusunda ve Sinekli demiryolu istasyonunun
aşağı yukarı 1 kilometre batısında, Çorlu-Çatalca demiryolu üzerinde
seçilecek bir noktaya
kadar:
İstranca Dere havzasının batı sınırını olabildiğince izleyen bir çizgi;
oradan, güney-doğuya doğru ve kuzey-doğuda, Büyük Çekmece
Gölü’ne akan ırmaklar havzalarıyla, güney-batıda doğrudan doğruya
Marmara Denizi’ne dökülen ırmakların havzası arasındaki su bölümü çizgisi
üzerinde Fener ve Kurfalı arasında seçilecek
bir noktaya kadar:
Sinekli’nin güneyinden geçmek üzere toprak [arazi] üzerinde saptanacak
bir çizgi;
16) Yer, dağ, dere adları olarak, genellikle, 1920 çevirisindeki adlar kullanılmıştır. (Çevirenler)
21
oradan, güney-doğuya doğru ve Kalikratia’nın aşağı yukarı 1 kilometre
güneybatısında
Marmara Denizi üzerinde seçilecek bir noktaya kadar:
yukarıda tanımlanan su bölümü çizgisini olabildiğince izleyen bir çizgi.
3. Marmara Denizi:
Yukarıda tanımlanan noktadan Karadeniz Boğazı’nın girişine kadar. II.
Asya’da, Türkiye’nin sınırları aşağıdaki gibi saptanacaktır (ekli 2 sayılı haritaya
bakılması):
1. Batıda ve Güneyde:
Marmara Denizi üzerinde, Karadeniz Boğazı’nın girişinden başlayarak
Doğu Akdeniz’de İskenderun Körfezi dolaylarında Karataş-Burnu yakınında
aşağıdaki gibi tanımlanan bir noktaya kadar:
Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve Doğu Akdeniz; III. Bölümün
(Siyasal Hükümler) IV. Kesimi ile 84. ve 122. Maddeleri hükümleri saklı
kalmak üzere, Marmara
Denizi adaları ve Osmanlı17 kalan kıyılardan 3 mil
kadar uzaklık içinde bulunan adalar.
2. Suriye ile:
Kuzey-doğuya doğru, Hasan Dede geçidinin doğu kıyısı üzerinde ve
Karataş Burnu’ndan aşağı yukarı 3 kilometre kuzey-batıda seçilecek bir
noktanın Ceyhan ırmağı üzerinde Babeli’nin aşağı yukarı 1 kilometre kuzeyinde
seçilecek bir noktaya kadar:
Karataş’ın kuzeyinden geçmek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak
bir çizgi;
oradan, Kesik Kale’ye kadar:
Ceyhan ırmağının kaynağına doğru akım yolu;
oradan, kuzey doğuya doğru ve Ceyhan ırmağı üzerinde Karapazar’ın
aşağı yukarı
15 kilometre doğu-güney-doğusunda seçilecek bir noktaya kadar:
Karatepe’nin kuzeyinden geçmek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak
bir çizgi;
oradan ve Düldül Dağı’nın batısında bulunan, Ceyhan ırmağının dirseğine
kadar:
17) Fransızca metinde “ottoman”, İtalyanca metinde “ottomano”, denirken, İngilizce metinde, genellikle,
hep “Turkish” denilmektedir. (Çevirenler)
22
Ceyhan ırmağının kaynağına doğru akım yolu;
oradan, güney-doğu genel doğrultusunda ve Gâvur Göl’ün aşağı yukarı
15 kilometre
güney-güney-batısında, Emir Musa Dağı üzerinde seçilecek
bir noktaya kadar:
demiryolundan aşağı yukarı 18 kilometre uzaklıktan geçmek ve Düldül
Dağı’nı Suriye’de bırakmak üzere izlenecek bir çizgi;
oradan, doğuya doğru ve Urfa’nın aşağı yukarı 5 kilometre kuzeyine
kadar:
Bahçe, Ayıntap, Birecik ve Urfa kentlerini birbirine bağlayan yolların
kuzeyinden
geçmek ve bu kentlerden son üçünü Suriye’de bırakmak üzere,
batıdan doğuya genel bir doğrultuda ve oldukça düz biçimde toprak [arazi]
üzerinde saptanacak bir çizgi;
oradan, doğuya doğru ve (Cezire-i İbn-i Ömer’in 27 kilometre)18 batısında
Azeh’in aşağı yukarı 6 kilometre kuzeyinde Dicle’nin oluşturduğu
dirseğin en güney-batı noktasına
kadar:
batıdan doğuya genel doğrultuda ve Mardin kentini Suriye’de bırakmak
üzere oldukça düz biçimde toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi;
oradan, ve Habur Su ile Dicle’nin kesiştikleri yerle, bu yerin aşağı yukarı
10 kilometre
kuzeyinde Dicle dirseği arasında ve Dicle üzerinde seçilecek
bir noktaya kadar:
Cezire-i İbn-i Ömer kentinin bulunduğu adayı Sureiye’de bırakmak
üzere Diclenin ağzına doğru akım yolu.
3. Irak19 ile:
Oradan, batıdan doğuya doğru genel bir doğrultuda Musul ilinin
[Vilâyetinin]20 doğu sınırı üzerinde seçilecek bir noktaya kadar: toprak
[arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi;
oradan, bu çizginin doğuya doğru Türkiye ile İran arasındaki sınıra
rastladığı noktaya kadar:
18) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “27 kilometre”, 1920 çevirilerinde “10 kilometre”.
(Çevirenler)
19) Fransızca metinde “Mesopotamie”, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Mesopotamia” denilmektedir.
Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “Elcezire”, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde
“Irak”. (Çevirenler)
20) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Vilayet”. (Çevirenler)
23
İmadiye’nin21 güneyinden geçecek biçimde değiştirilmiş, Musul İlinin
[Vilâyetinin]
kuzey sınırı.
4. Doğuda ve Kuzey-Doğuda:
Yukarıda tanımlanan noktadan ve Karadeniz’e kadar, 89. Madde hükümleri
saklı kalmak koşuluyla, Türkiye ile Iran arasındaki şimdiki sınırla,
Türkiye ile Rusya arasındaki eski sınırlar.
5. Karadeniz.
MADDE 28.
İşbu Andlaşmada tanımlanan sınırlar, işbu Andlaşmaya ekli 1/1.000.000
ölçekli harİtalara çizilmiştir. Metinle harita arasında uyuşmazlık durumunda,
metin geçerli olacaktır.
MADDE 29.
Kuruluş biçimi işbu Andlaşma ile saptanan ya da tamamlayıcı andlaşmalar
ve sözleşmelerle saptanacak olan Sınırlandırma Komisyonları, bu sınırları
toprak [arazi] üzerinde çizeceklerdir.
Bu Komisyonlar, yalnız “toprak [arazi] üzerinde saptanacak çizgi” diye
tanımlanan
kesimleri değil, gerekli görürlerse, yönetimsel sınırlarla ya da
başka biçimde tanımlanan
kesimlere de, ayrıntılar bakımından, düzeltmeler
yapmakta tam yetkili olacaklardır.
Komisyonlar, bütün durumlarda,
Andlaşmalarda verilen tanımlamaları, yönetimsel
sınırlarla yerel ekonomik
çıkarları olabildiğince göz önünde tutarak, en yakından
izlemeğe çalışacaklardır.
Komisyonların kararları oyçokluğuyla alınacak ve ilgili taraflar için
uyulması zorunlu olacaktır.
Sınırlandırma Komisyonlarının giderleri ilgili Taraflarca eşit paylar
olarak karşılanacaktır.
MADDE 30.
Bir akım yolu ile tanımlanan sınırlar bakımından, işbu Andlaşmadaki
tanımlamalarda
kullanılan “akım yolu”22 ya da “gidiş-geliş yolu”23 terimleri
21) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Amadiye”, 1920 çevirilerinde “Imadiye”. (Çevirenler)
22) Fransızca metinde “cours”, İngilizce metinde “course”, İtalyanca metinde “corso”, 1920 çevirilerinde
“mecra”. (Çevirenler)
23) Fransızca metinde “chenal”, İngilizce metinde “channel”, İtalyanca metinde “canale”; 1920 çevirilerinde
“kanal”. (Çevirenler)
24
şu anlama gelmektedir:
Bir yandan, gemilerin gidiş-gelişine (ulaşıma) elverişli
olmayan nehirlerde, akar suyun ya da bunun ana kolunun ortay çizgisi,
24 ve öte yandan, gemilerin gidiş-gelişine (ulaşıma) elverişli nehirlerde,
ana gidiş-geliş yolunun ortay çizgisi. Bununla birlikte –akım ya da gidiş–
geliş yolunda değişiklikler olması durumunda, sınır çizgisinin, bu biçimde
tanımlanmış olan akım yoluyla gidiş-geliş yolunu mu izleyeceğini, yoksa bu
yolun,
işbu Andlaşmanın yürürlüğe giriş anındaki durumunda olduğu gibi
kesin olarak saptanmış mı kalacağını kararlaştırmaya, işbu Andlaşmada
öngörülen Sınırlandırma Komisyonları yetkili olacaklardır.
İşbu Andlaşmada aykırı bir hüküm bulunmadıkça, deniz sınırları, kıyıya
üç milden
daha yakın bulunan adaları ve adacıkları da içine alacaktır.
MADDE 31.
İlgili çeşitli Devletler, Sınırlandırma Komisyonuna, çalışmaları için gerekli
bütün belgeleri, özellikle şimdiki ya da eski sınırların saptanmasına
ilişkin tutanakların doğruluğu
onaylanmış örneklerini, elde bulunan büyük
ölçekli bütün harİtaları, geodezik verileri, yapılmış ancak yayınlanmamış
yerölçmesi [mesaha] harİtalarını, sınırdaki akar suların yatak değiştirmelerine
ilişkin bilgileri vermeği yükümlenirler. Osmanlı makamlarının elinde
bulunan harİtalar, geodezik veriler, yayınlanmamış olsa bile yerölçmesi harİtaları,
işbu Andlaşmanın yürürlüğe konulmasından sonra otuz gün içinde,
İstanbul’da,25 Başlıca Müttefik Devletlerin göstereceği ilgili Komisyonların
temsilcisine teslim edilecektir.
İlgili Devletler, bundan başka, bütün belgeleri, özellikle plânları, kadastrolarla
tapu kütüklerini ve Komisyonlar isterse, mülkiyet durumuna ve
ekonomik akımlara ilişkin bilgilerle gerekli her çeşit bilgileri Komisyonlara
iletmeleri için yerel makamlara yönergeler [talimat] vermeyi de yükümlenirler.
MADDE 32.
İlgili çeşitli Devletler, Sınırlandırma Komisyonlarına, görevlerini yerine
getirmeleri
için gerekli olan ulaşım, işgücü ve araç ve gereçlere (direkler
24) Fransızca metinde “ligne mediane”, İngilizce metinde “median line”, İtalyanca metinde “linea
mediana”. Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde “hattı vasati”, Vakit ve Peyam-ı Sabah
metinlerinde “Hattı mutavassıt”
biçiminde çevrilmiştir. (Çevirenler)
25) Fransızca ve İngilizce metinlerde “Constantinople”, İtalyanca metinde “Constantinopoli”, 1920
çevirilerinde
“İstanbul”. (Çevirenler)
25
ve sınır taşları) ilişkin her türlü yardımı gerek doğrudan gerekse yerel makamların
aracılığıyla yapmağı
yükümlenirler.
Özellikle, Osmanlı Hükümeti, Sınırlandırma Komisyonlarının görevlerinin
yerine
getirilmesinde, Başlıca Müttefik Devletlere, gerekli görecekleri
teknik personel yardımında
bulunmayı yükümlenir.
MADDE 33.
İlgili çeşitli Devletler, Komisyonlarca konulmuş nirengi noktalarını, sınır
işaretlerini
[taşlarını] ya da direklerini korumayı yükümlenirler.
MADDE 34.
Sınrr işaretleri [taşları], birbirinden gözle görülecek uzaklıklara konulacaktır;
bunlara sayı verilecek ve yerleriyle sayıları bir haritaya işlenecektir.
MADDE 35.
Sınırlandırmaya ilişkin kesin tutanaklar, bunlara ekli harİtalar ve belgeler,
herbiri de asıl nüsha sayılmak üzere, üç nüsha olarak düzenlenecektir;
bunlardan ikisi sınırdaş Devletlere, üçüncüsü de, doğruluğu onaylanmış
birer örneğini işbu Andlaşmayı imzalamış olan Devletlere gönderecek
olan, Fransız Cumhuriyeti Hükümetine verilecektir.
26
BÖLÜM III.
SİYASAL HÜKÜMLER
KESİM I
İSTANBUL26
MADDE 36.
İşbu Andlaşmanın hükümleri saklı kalmak koşuluyla, Bağıtlı Yüksek
Taraflar, Osmanlı Hükümetinin İstanbul27 üzerindeki haklarına ve sıfatlarına
dokunulmaması, ve bu Hükümetle Majeste Padişah’ın28 bu kentte oturmak
ve bu kenti Osmanlı Devletinin
başkenti tutmak bakımından özgür olduklarında
görüş birliği içindedirler.
Bununla birlikte, Türkiye,29 işbu Andlaşma ile bunu tamamlayan andlaşmalarm
ve sözleşmelerin hükümlerine, özellikle soy, din ve dil azınlıklarının
haklarına dürüst bir biçimde saygı göstermekte kusur ederse,
Müttefik Devletler, yukarıda belirtilen hükmü değiştirmek hakkını kesinlikle
saklı tutarlar ve Türkiye, bu bakımdan alınacak
bütün kararları kabul
etmeği şimdiden yükümlenir.
KESİM II.
BOĞAZLAR
MADDE 37.
Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve Karadeniz Boğazı’nı kapsayan
Boğazlar’da gemilerin gidiş-gelişi (ulaşımı), gelecekte, gerek barış zama-
26) Bir önceki nota bakılması. (Çevirenler)
27) Bakınız: Not 25. (Çevirenler)
28) Fransızca metinde “Sa Majeste le Sultan”, İngilizce metinde “His Majesty the Sultan’’, İtalyanca
metinde
“Sua Maesta il Sultano”; 1920 çevirilerinde “Zât-ı Hazret-i Padişahı”. (Çevirenler)
29) Fransızca metinde “La Turquie”, İngilizce metinde “Turkey”, İtalyanca metinde “Turchia”. Malbaa-
i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “Hükümet-i Osmaniye”, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde
“Türkiye”. (Çevirenler)
27
nında gerek savaş zamanında,
bayrak ayırımı yapmaksızın, bütün ticaret ve
savaş gemileriyle askerlik ve ticaret uçaklarına açık olacaktır.
Milletler Cemiyeti Konseyinin bir kararının uygulanması dışında, bu
sular abluka edilemez, buralarda hiçbir savaş hakkı kullanılamaz ve hiçbir
düşmanca eylemde bulunulamaz.
MADDE 38.
Osmanlı Hükümeti, 37. Maddede öngörülen gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünü
sağlamak
için yeni önlemler alınması gerektiğini kabul eder ve bunun
sonucu olarak, kendisini ilgilendirdiği ölçüde, “Boğazlar Komisyonu”
adını alacak olan ve aşağıda “Komisyon” sözcüğü ile anılacak bir Komisyonu,
39. Maddede belirtilen suların denetimine
yetkili kılar.
Yunan Hükümeti, kendisini ilgilendirdiği ölçüde, aynı yetkileri Komisyona
bırakır
ve bu Komisyona her bakımdan aynı kolaylıkları göstermeği
yükümlenir.
Denetim, Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbiri adına ve işbu
kesimde belirlenen
biçimde yürütülecektir.
MADDE 39.
Komisyonun yetki [otorite] alanı, Akdeniz yönünde Çanakkale Boğazı’nın
girişi ile, Karadeniz yönünde Karadeniz Boğazı’nın girişi arasındaki
suları, bu girişlerin herbirinden üç mil açıklara kadar kapsayacaktır.
Bu yetki [otorite], işbu Kesim’hükümlerinin yerine getirilmesi gerektikçe,
kıyı üzerinde de kullanılabilecektir.
MADDE 40.
Komisyon –bir gün Komisyona katılmak isterse ve katıldığı günden
başlayarak– Amerika Birleşik Devletleri’nin, Britanya İmparatorluğu’nun,
Fransa’nın, İtalya’nın, Japonya’nın, –bir gün Milletler Cemiyeti’ne Üye olursa
ve olduğu günden başlayarak– Rusya’nın, Yunanistan’ın, Romanya’nın ve
–bir gün Milletler Cemiyeti’ne Üye olurlarsa
ve oldukları günden başlayarak–
Bulgaristan’la Türkiye’nin30 gösterecekleri temsilcilerden
oluşacaktır.
30) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde Türkiye’nin adı geçmesine karşılık, Matbaa-i Âmire,
Konya ve Erim çeviri metinlerinde Türkiye’nin adı yoktur. Müttefiklerin değişiklik önerisinde
şöyle denilmektedir:
“Muahede lâyihasının mevadında icra edilen tadilat bervech-i âtidir:
40 ncı maddenin dördüncü satırında “Bulgaristan” kelimesinden sonra “Türkiye” kelimesi ilâve
edilecek ve cümlenin mabaadi şu suretle tashih edilecektir:
28
Amerika Birleşik Devletleri, Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya
ve Rusya Temsilcilerinden herbirinin ikişer oyu olacaktır. Yunanistan,
Romanya, Bulgaristan ve Türkiye31 Temsilcilerinden herbirinin birer oyu
olacaktır. Komisyon üyelerinden [komiserlerden] hiçbiri, kendisini atayan
Hükümetten başkasınca
görevinden alınamaz.
MADDE 41.
Komisyon üyeleri [komiserler], 39. Maddede belirtilen sınırlar içinde,
diplomasi ayrıcalıklarından ve dokunulmazlıklarından yararlanacaklardır.
MADDE 42.
Komisyon, işbu Andlaşma ile kendisine tanınan yetkileri, yerel
Hükümetten tümüyle
bağımsız olarak kullanacaktır. Komisyonun özel bir
bayrağı, özel bir bütçesi ve kendisine özgü bir örgütü olacaktır.
MADDE 43.
Komisyon, 39. Maddede saptanan yetkisi sınırları içinde, aşağıdaki görevleri
yapmakla
yükümlü olacaktır:
a) Geçitlerin ya da limanlara girişlerin iyileştirilmesi için gerekli görülecek
bütün çalışmaların yapılması;
b) Geçitlerin aydınlatılması, sığ ve tehlikeli yerlerin işaretlenmesi;
c) Kılavuzluk ve yedek çektirme32 işlerinin denetimi;
d) Gemilerin demirledikleri yerlerin denetimi;
e) İşbu Andlaşmanın XI. Bölümünün (Limanlar, Su Yolları ve
Demiryolları) 335. Maddesinden 344. Maddesine kadar olan Maddelerinde
öngörülen rejimin, İstanbul
ve Haydarpaşa limanlarına uygulanmasını sağlamak
için gerekli denetim;
f ) Kazaya uğramış gemilerin kalıntılarına ve gemilerle yüklerin kurtarılmasına
ilişkin her türlü denetim işleri;
g) Mavnalara ilişkin denetim.
“Eğer bu iki Devlet... olurlar ise”. Aynı maddenin sekizinci son satırının nihayetinde “Bulgaristan”
kelimesinden
sonra “ve Türkiye’nin” kelimesi ilâve edilecektir”. (Çevirenler)
31) Bir önceki nota bakılması. (Çevirenler)
32) Fransızca metinde “remorquage”, İngilizce metinde “tovvagc”, İtalyanca metinde “rimorchio”.
Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde “’yedek çekdirme”, Vakit vePeyam-ı Sabah metinlerinde
“çekdirme gemileri”. (Çevirenler)
29
MADDE 44.
Komisyon, Boğazlar’dan özgürce geçişin engellendiği kanısına varacak
olursa, 178. Maddede öngörülen işgal kuvvetlerini bulunduran Müttefik
Devletlerin İstanbul’daki
Temsilcilerini durumdan haberli kılacaktır. O vakit,
bu Temsilciler, Boğazlar’da geçiş özgürlüğünü korumak için alınması
gerekli görülecek önlemler konusunda, bu kuvvetlerin deniz ve kara
kuvvetleri Komutanlarıyla anlaşacaklardır. Dışarıdan gelecek
bir eylemin
Boğazlar’da geçiş özgürlüğünü tehdit etmesi durumunda da bu Temsilciler
aynı biçimde davranacaklardır.
MADDE 45.
Komisyonun, gereksinme duyulabilecek malların alınması ve sürekli
işlerin yapılması
için gerekli göreceği borçlanmalara girişme hakkı olacaktır.
Bu borçlanmalara, olabildiği ölçüde, 53. Maddede belirtildiği üzere,
Boğazlar’dan geçecek gemilerden alınacak harçlar güvence olarak gösterilecektir.
MADDE 46.
İstanbul Sağlık Yüksek Meclisi33 ve bu Meclisin yönettiği Osmanlı
Sağlık Yönetimince34
eskiden yapılan görevlerle, Karadeniz Boğazı’ndaki
Kurtarma Gemileri Ulusal
Yönetimince35 yapılan görevler, 39. Maddede
saptanan sınırlar içinde, Komisyonun
denetimi altında ve Komisyonca saptanacak
biçimde yapılacaktır.
Komisyon, hastalıkları önlemek ve hastalıklarla savaşmak üzere
Milletler Cemiyeti
Konseyinin kabul ettiği ortaklaşa her politikanın gerçekleştirilmesinde
işbirliğinde
bulunacaktır.
MADDE 47.
Şimdiki durumda fenerlere, havuzlara, rıhtımlara ve bunlara benzer
işletmelere ilişkin ayrıcalıkları ellerinde bulunduran kişilerin ve ortaklıkların
hakları, Komisyona tanınan denetime ilişkin genel yetkiler saklı kalmak
koşuluyla, korunacaktır. Bununla birlikte, Komisyon, genci yararlar
bakımından gerekli sayarsa, işbu Andlaşmanın IX. Bölümünün (Ekonomik
33) Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde “İstanbul Sıhhiye Meclis-i Âlisi”, Vakit ve Peyam-ı
Sabah metinlerinde
“İstanbul Meclis-i Sıhhi-i Alisi”. (Çevirenler;
34) 1920 çevirilerinde “Osmanlı Sıhhiye İdaresi”. (Çevirenler)
35) Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde “Karadeniz Boğazındaki Seiain-i Tahlisiye İdaresi”,
Vakit ve Peyara-ı Sabah metinlerinde “Boğaziçi Tahlisiye İdaresi”. (Çevirenler)
30
Hükümler) 311. Maddesinde belirtilen koşullara uygun davranılarak, sözü
edilen hakları satın almağa ya da değiştirmeğe ya da yeni bir ayrıcalık üstlenmeğe
yetkili olacaktır.
MADDE 48.
Komisyon, işbu Kesimin kendisine yüklediği görevlerin yerine getirilmesini
kolaylaştırmak
amacıyla, gerekli göreceği özel polis gücünü kurmağa
yetkili olacaktır. Bu polis gücü, Limni [Lemnos, Lemno\, Gökçeada
[İmroz, İmbros, İmbro], Semadirek [Semendirek, Samothrace, Samotracia],
Bozcaada [Tenedos, Tenedo] ve Midilli [Mitylene, Mitylene, Mitilene] adaları
dışında, olabildiği ölçüde, V. Bölümün (Kara, Deniz ve Hava
Kuvvetlerine
İlişkin Hükümler) 178. Maddesinde öngörülen, Boğazlar ve Adalar bölgesinin
yerli halkından derlenecek ve Komisyonca atanmış yabancı polis üstlerinin
komutası altına verilecektir.
MADDE 49.
Marmara Denizi adalarını da kapsamak üzere, Boğazlar bölgesinin
Osmanlı kalan
kesiminde ve 136. Maddede öngörülen Osmanlı yargı örgütü
reformunun yürürlüğe
konulmasını beklerken, Kapitülasyonlardan
yararlanan Devletlerin uyruklarından, Komisyonun koyduğu kurallara
ve hükümlere aykırı davrananlar, sözü edilen Devletlerin
Konsoloslukları
Mahkemelerine verileceklerdir. Müttefik Devletler, kendi Konsolosluk
Mahkemelerini ve görevlilerini bu bakımdan yetkili kılmak konusunda
anlaşmış
bulunmaktadırlar. Osmanlı uyrukları ile Kapitülasyonlardan yararlanmayan
Devletlerin
uyruklarınca işlenecek suçlara, yetkili Osmanlı
yargı makamları bakacaklardır.
Sözü edilen bölgenin Yunan egemenliği altına konulmuş kesiminde,
söz konusu suçlara, Yunan yargı makamları bakacaklardır.
MADDE 50.
Komisyonun yetki sınırları içinde, karada ya da denizde işlenmiş her
çeşit suçlar36 yüzünden, sözü edilen yetki sınırı içinde bulunan herhangi bir
ticaret gemisinin subayları
ve gemi adamları karada tutuklanacak olurlarsa,
36) Fransızca metinde “pour tout erime, delit ou contravention”, İngilizce metinde “for any offense”,
İtalyanca
metinde “per qualsiasi reato”. Matbaa-i Antre, Konya ve Erim metinlerinde “cinayet,
cünha ve kabahatten naşi”, Vakit ve Peyam-t Sabah metinlerinde “cinayet, cürüm veyahut muhalefet-
i mukarrarat herhangi hareket”. (Çevirenler)
31
Komisyon polisince, yetkili yargı makamlarına teslim edileceklerdir. Sanık,
Komisyon polisinden başka birince tutuklanmışsa, gecikmeden Komisyon
polisine teslim olunacaktır.
MADDE 51.
Komisyon, üzerine almış olduğu görevleri yerine getirmek için kendisine
yardımcı olmalarını vazgeçilmez saydığı bütün üst ve ast görevlileri
atayacaktır.
MADDE 52.
Komisyonun yetki alanı sınırları içinde gemilerin gidiş-gelişine ilişkin
bütün konularda,
37. Maddede belirtilen her türlü gemiler tam bir eşitlik
düzeyinde işlem göreceklerdir.
MADDE 53.
47. Madde hükümleri saklı kalmak üzere, Komisyonun yetki sınırları
içinde, gemilerden ya da gemilerdeki yüklerden gerek Osmanlı Hükümetince
doğrudan doğruya,
gerek uluslararası kuruluşlarca ya da özel ortaklıklarca
alınmakta bulunan harçlara
ya da öteki vergilere dayanak oluşturan ve şimdi
varolan haklar, Komisyona aktarılacaktır.
Komisyon, bu harçları ve vergileri
–Komisyonun genel yönetim giderleriyle,
işbu Kesime bağlı Ek’in 3.
paragrafında öngörülen maaş ve ücretleri de kapsamak
üzere– yerine getirilmiş
hizmetleri ve yapılmış işleri karşılamak amacıyla yapılmış
harcamalar
için aşırı olmayacak bir tarifeye göre saptayacaktır.
Komisyon, yalnız bu amaçlarla ve Milletler Cemiyeti Konseyinin ön
rızasıyla, şimdi varolanlardan başka harçlar ve vergiler de koyabilecek ve
bunların miktarını saptayabilecektir.
MADDE 54.
Komisyonca konulacak bütün vergiler ve harçlar, gemiler arasında,
bağlama, varış ya da çıkış limanları, bayrakları ya da malikleri ya da yüklerinin
uyrukluğu ya da malikleri bakımından hiçbir ayırım gözetilmeksizin
ve tam bir eşitlik düzeyinde alınacaktır.
İşbu hüküm, Komisyonun, işbu Kesimde öngörülen harçları tonaja
göre saptama
hakkını hiçbir bakımdan sarsmaz.
32
MADDE 55 .
Osmanlı Hükümeti ile Yunan Hükümeti, herbiri kendi bakımlarından,
Komisyonun,
kendisine verilmiş görevlerin yararlı bir biçimde yerine getirilmesi
için gerekli göreceği bütün toprakları ve yapıları edinmesini kolaylaştırmağı
yükümlenirler.
MADDE 56 .
39. Maddede belirlenen sulardan transit geçecek savaş gemileri, her
bakımdan, gemilerin olağan geliş-gidişi (ulaşım) kurallarıyla sağlık gereklerine
uymayı sağlamak üzere Komisyonca çıkartılmış olan yönetim kurallarına
uygun davranacaklardır.
MADDE 57.
I. Savaşan Devletlerin savaş gemileri, ancak Boğazlar’dan geçişlerini
tamamlamalarını
ve yanaşabilecekleri en yakın limana varabilmelerini sağlamak
için kesinlikle
zorunlu olan ölçüler içinde yeniden komanya [yiyecek]
alabilirler ve depolayabilirler;
bu gemiler, Komisyonun denetimi altındaki
sularda kumanyalarını [yiyeceklerini]
ya da savaş gereçlerini tamamlayamazlar
ve arttıramazlar ya da gemi adamlarının
sayısını tamamlayamazlar.
Bu gemiler, yalnız yolculuğa elverişli olmaları için kesinlikle zorunlu
onarımları yapabilirler; onarımların, gemilerin savaş gücünü hiçbir
biçimde
arttırmaması gerekir. Zorunlu onarımların neler olduğunu Komisyon kararlaştıracaktır;
bu onarımların olabildiğince en kısa süre içinde yapılması
gerekir.
II. Savaşan Devletlerin savaş gemilerinin, Komisyonunun denetimine
bağlı sularda
transit geçişi olabildiğince en kısa süre içinde ve hizmet gereklerinden
doğabilecekler
dışında hiçbir duruşta bulunmaksızın yapılmalıdır.
III. Sözü edilen savaş gemilerinin Komisyonun denetimine bağlı limanlarda
kalışları,
kaza durumu dışında, 24 saati geçmeyecektir. Böyle bir
durumda, bu gemiler en kısa süre içinde [limandan] ayrılmak zorunda olacaklardır.
Savaşan bir Devletin savaş gemisinin Komisyonun denetimine
bağlı sulardan çıkışı ile, düşman tarafın bir savaş gemisinin kalkışı arasında,
her zaman, en az yirmi-dört saatlik bir sürenin geçmesi
gerekecektir.
IV. Savaş zamanında Komisyonun denetimine bağlı sulara ilişkin ve
özellikle Türkiye’nin düşmanlarına gönderilen savaş gereçleri ile savaş kaçağı
nesnelerin geçişine
ya da bu sularda yeniden yiyecek almalara, gerek33
sinmelerinin karşılanmasına ya da onarımlara ilişkin başka bütün kurallar
Milletler Cemiyeti’nce saptanacaktır.
MADDE 58.
Savaşan Devletlerin ganimetleri, her bakımdan, savaşan Devletlerin
savaş gemilerine
uygulanan koşullara bağlı olacaktır.
MADDE 59.
Hiçbir savaşan Devlet, Komisyonun denetimine bağlı bulunan sularda,
asker birlikleri, cephane ya da savaş gereçleri yükleyemez ya da boşaltamaz,
ancak, geçişi engelleyen bir kaza durumu bunun dışında kalmaktadır;
bu durumda, transitin, olabildiğince
hızla tamamlanması gerekecektir.
MADDE 60.
57., 58. ve 59. Maddeler hükümlerinden hiçbiri, Milletler Cemiyeti’nce
alınmış bir karar uyarınca davranan bir ya da birkaç savaşan Devletin yetkilerini
sınırlayacak biçimde
yorumlanmayacaktır.
MADDE 61.
İşbu Kesimin hükümleriyle, İstanbul37 ve Haydarpaşa limanlarına
ilişkin olarak XI. Bölümün (Limanlar, Su Yolları ve Demiryolları) 335.
Maddesinden 344. Maddesine
kadar olan Maddeleri hükümlerinin yorumlanmasında
ya da uygulanmasında Devletler
arasında çıkabilecek bütün
anlaşmazlıklar Komisyona sunulacaktır. Komisyon kararının bir Devletçe
kabul edilmemesi durumunda, sorun, ilgili Devletlerden herhangi
birinin
istemesi üzerine, Milletler Cemiyeti’nce öngörülen biçimde çözüme bağlanacak
ve o zamana kadar da Komisyonun kararı uygulanacaktır.
E K.
1.
Boğazlar Komisyonunun Başkanlığı, iki yıl süreyle ve sırayla, iki oyu
olan Komisyon
üyelerince yapılacaktır.
Komisyon, kararlarını oyçokluğuyla alacak ve oyların eşit bölünmesinde
Başkanın
oyuna üstünlük tanınacaktır. Çekimser her oy, tartışılan öneriye
karşıt bir oy sayılacaktır.
37) Fransızca ve İngilizce metinlerde “’Gonstantinople”, İtalyanca metinde ‘’Constantinopoli”, 1920
çevirilerinde
“İstanbul”. (Çevirenler)
34
Komisyon üyelerinden herbirinin, toplantıda bulunamayacağı zaman,
kendisini bir vekille temsil ettirme hakkı olacaktır.
2.
Komisyon üyelerinin ücretleri kendilerini atayan Hükümetlerce karşılanacaktır;
bu ücretler, Komisyonda temsil edilen Hükümetlerce görüş birliği
içinde kabul edilen ve vakit vakit yeniden gözden geçirilecek rakamlar
göz önünde tutularak, hakgözetir bir biçimde saptanacaktır.
3.
48. Maddede belirtilen polis üst görevlilerinin ücretleri ile 51. Madde
uyarınca atanacak öteki üst görevlilerin ya da görevlilerin ve yine sözü geçen
48. Maddede belirtilen
yerel polis personelinin ücretleri, gemilerin gidiş-
gelişinden alınan vergiler ve harçlar gelirinden karşılanacaktır.
Komisyon, atayacağı üst görevlilerin ve görevlilerin işe alınma koşullarına
ilişkin yönetmelikleri hazırlayacaktır.
4.
Komisyon, işbu Kesim ile işbu Ek uyarınca, görevlerini yapabilmesi
için gereksinme
duyacağı gemileri buyruğu altında bulunduracaktır.
5.
Komisyon, işbu Kesim ile işbu Ek hükümlerinin kendisine yüklediği
bütün görevleri,
saptanan sınırlar içinde, yerine getirebilmesi için gerekli
yönetmelikleri hazırlamağa,
yayımlamağa ve uygulamağa yetkili olacaktır.
Bu yetki, şimdi yürürlükte olan yönetmelikleri, gerekirse, değiştirme ya da
sona erdirme hakkını da kapsayacaktır.
Komisyon, denetimi altına konulan bütün gelir ve gider hesaplarının
ne biçimde tutulacağına, bu hesapların incelenmesine ve bu hesaplar konusunda
her yıl tam doğru bir rapor yayınlanmasına ilişkin yönetmelikler
hazırlayacaktır.
35
KESİM III.
KÜRDİSTAN
MADDE 62.
Fırat’ın doğusunda, ileride saptanacak Ermenistan’ın güney sınırının
güneyinde ve 27. Maddenin II/2. ve 3. fıkralarındaki tanıma uygun olarak
saptanan Suriye ve Irak38 ile Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca
üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliğini, işbu Andlaşmanın yürürlüğe
konulmasından başlayarak altı ay içinde,
İstanbul’da39 toplanan ve İngiliz,
Fransız ve İtalyan Hükümetlerinden herbirinin atadığı üç üyeden oluşan
bir Komisyon hazırlayacaktır. Herhangi bir sorun üzerinde oybirliği oluşamazsa,
bu sorun, Komisyon üyelerince, bağlı oldukları Hükümetlerine götürülecektir.
Bu plân, Süryani-Geldaniler40 ile, bu bölgelerin içindeki öteki
etnik ve dinsel azınlıkların korunmasına ilişkin tam güvenceler de kapsayacaktır;
bu amaçla, İngiliz, Fransız, İtalyan, İran’lı ve Kürt temsilcilerden
oluşan bir Komisyon incelemelerde
bulunmak ve işbu Andlaşma uyarınca,
Türkiye sınırının İran sınırı ile birleşmesi durumlarında, Türkiye sınırında
yapılması gerekebilecek düzeltmeleri kararlaştırmak üzere bu yerleri ziyaret
edecektir.
MADDE 63.
Osmanlı Hükümeti, 62. Maddede öngörülen komisyonlardan birinin
ya da ötekinin
kararlarını, kendisine bildirildiğinden başlayarak üç ay içinde
kabul etmeği ve yürürlüğe koymağı şimdiden yükümlenir.
MADDE 64.
İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konuşundan bir yıl sonra, 62. Maddede
belirtilen bölgelerdeki Kürtler, bu bölgelerdeki nüfusun çoğunluğunun
Türkiye’den bağımsız olmak
istediklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti
Konseyine başvururlarsa ve Konsey
de bu nüfusun bu bağımsızlığa yetenekli
olduğu görüşüne varırsa ve bu bağımsızlığı
onlara tanımayı Türkiye’ye
38) Fransızca metinde “Mesopotamie”, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Mesopotamia”. Matbaa-i
Amire, Konya ve Erim metinlerinde “Elcezire”; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “Irak”. (Çevirenler)
39) Fransızca ve İngilizce metinlerde “Constantinople”, İtalyanca metinde “Constantinopoli”. 1920
çevirilerinde
“İstanbul”. (Çevirenler)
40) Fransızca metinde “Assyro-Chaldeens”, İngilizce metinde “Assyro-Chaldeans”, İtalyanca metinde
“Assiro-Caldei”. 1920 çevirilerinde “Süryani-Gildaniler”. (Çevirenler)
36
salık verirse, Türkiye, bu öğütlemeye [tavsiyeye] uymağı
ve bu bölgeler üzerinde
bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmeği, şimdiden yükümlenir.
Bu vazgeçmenin ayrıntıları Başlıca Müttefik Devletlerle Türkiye arasında
yapılacak
özel bir sözleşmeye konu olacaktır.
Bu vazgeçme gerçekleşirse ve gerçekleşeceği zaman, Kürdistan’ın şimdiye
dek Musul İlinde [Vilâyetinde]41 kalmış kesiminde oturan Kürtlerin, bu
bağımsız Kürt Devletine kendi istekleriyle katılmalarına, Başlıca Müttefik
Devletlerce hiçbir karşı çıkışta
bulunulmayacaktır.
KESİM IV.
İZMİR
MADDE 65 .
İzmir kenti ile 56 . Maddede belirtilen ve bu kente bitişik topraklara,
83. Madde uyarınca kesin statüleri saptanmcaya kadar, işbu Kesimin hükümleri
uygulanacaktır.
MADDE 66 .
İzmir kentine bitişik toprakların coğrafya sınırları aşağıdaki gibi saptanacaktır
(ekli 1 sayılı haritaya bakılması):
Kuşadası’nın42 5 kilometre kadar kuzeyinde Ege Denizi’ne dökülen ırmağın
ağzından
başlayarak, doğuya doğru:
bu ırmağın kaynağına doğru akım yolu; sonra, güney-doğuya doğru:
bu ırmağın güney kolunun akım yolu;
oradan, güney-doğuya doğru ve Gümüş Dağ tepesinin batı bitimine
kadar: Çınarkale’nin batısında ve Akçaova’nın doğusundan geçmek üzere
toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi;
oradan, kuzey-doğuya doğru:
tepeler çizgisini olabildiği ölçüde izleyecek bir çizgi;
41) Fransızca metinde “Vilayet de Mossoul”, İngilizce metinde “Mosul Vilayet”, İtalyanca metinde
“Vilayet
di Mossul”, 1920 çevirilerinde “Musul Vilâyeti”. (Çevirenler)
42) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Skalanova”. Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde
“iskalanova (Kuşadası)”, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “Kuşadası”. (Çevirenler)
37
sonra, kuzeye doğru ve Ayasoluk’dan Değirmencik demiryolunun üzerinde
Balatcık43 istasyonunun aşağı yukarı 1 kilometre batısında seçilecek
bir noktaya kadar:
Söke-Balatçık yolunu ve demiryolunu44 Türk topraklarında bırakacak
biçimde, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi;
oradan, kuzeye doğru ve İzmir Sancağı’nın45 güney sınırı üzerinde seçilecek
bir noktaya kadar:
toprak [arazi] üzerinde seçilecek bir çizgi;
oradan, ve Ödemiş’in aşağı yukarı 15 kilometre kuzey-doğusundaki
Bozdağ dolaylarında
seçilecek bir noktaya kadar:
İzmir Sancağının güney ve doğu sınırı;
oradan, kuzeye doğru ve Manisa-Alaşehir demiryolu üzerinde ve
Salihli’nin aşağı yukarı 8 kilometre batısında seçilecek bir noktaya kadar:
toprak [arazi] üzerinde seçilecek bir çizgi;
oradan, kuzeye doğru ve Gerenez Dağı’na kadar:
Mermer Göl’ün doğusundan, Kemer’in batısından, Akçealan’ın46 aşağı
yukarı güneyinden Kumçay’ı geçmek ve oradan Kavakalan’m batısında suları
bölme çizgisini izlemek üzere, toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir
çizgi;oradan, kuzey-batıya doğru ve Kırkağaç ile Akhisar ilçeleri [kazaları]47
arasındaki
sınır üzerinde, Kırkağaç’ın aşağı yukarı 16 kilometre doğusunda
ve Akhisar’ın 20 kilometre kuzeyinde seçilecek bir noktaya kadar:
toprak [arazi] üzerinde saptanacak bir çizgi;
oradan, batıya doğru ve Soma ilçesinin sınırı ile birleştiği yere kadar
Kırkağaç ilçesinin [kazasının] güney sınırı;
oradan, batıya doğru ve İzmir Sancağı sınırı ile kavuşuncaya kadar:
Soma ilçesinin [kazasının] güney sınırı;
43) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Balachik”, Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde
“Balatçık”; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “Balacık”. (Çevirenler)
44) Fransızca metinde “la route et la voic ferree”, İngilizce metinde “the road and railway”, İtalyanca
metinde “la strade e la ferrovia”. Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde yalnız “şimendifer
hattı” denilmesine
karşılık, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde “tarikini ve şimendifer hattını”.
45) Fransızca ve İngilizce metinlerde “Sandjak”, İtalyanca metinde “sangiaccato”. 1920 çevirilerinde
“Sancak”.
(Çevirenler)
46) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Akshalan”, 1920 çevirilerinde “Akçealan”. (Çevirenler)
47) Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde “Caza”, 1920 çevirilerinde “kaza”. (Çevirenler)
38
oradan, kuzeye doğru ve İzmir İli [Vilâyeti]48 sınırı ile kavuşuncaya kadar:
İzmir Sancağının kuzey-doğu sınırı;
oradan, batıya doğru ve Çarpacık (Tepe) dolaylarında seçilecek bir
noktaya kadar:
İzmir İlinin [Vilâyetinin] kuzey sınırı;
oradan, kuzeye doğru ve Köylüce’nin aşağı yukarı 4 kilome
Sitemizde yayınlanan yazıların tüm sorumluluğu yazara aittir.
Yazarın diğer yazıları
Vatan Kavramı(787)
Vatan ve Hürriyet Cemiyeti(22109)
Dilbilim Tarihine Bir Bakış(1766)
Yörük Sözlüğü(6199)
Kürt Köyündeki Nogay Tamgaları(2397)
Meluncanlar(1234)
Burnundan Fitil Fitil Getirmek Deyiminin Hikayesi(8651)
Ateş Pahası Deyiminin Öyküsü(4866)
Motiflerin Dili(53387)
Sevr Anlaşması Tam Metni(10780)
Ülkümüz Bizim(724)Rastgele yazılar
Atatürk'ün Akıllı Projesi (2) “İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nden Venüs Projesi’(4784)
Atatürk'ün Akıllı Projesi(803)
Ölü Saltanat(1118)
‘Sandık Kafalı’ Olmak İle Ufkun Ötesine Bakmak Arasındaki Fark!(1394)
kanalANKARA(3216)
(1353)
Unutturulması Gerekenler Kadınlar (4603)
Güç Birliği(623)
Monopoly de Ki İsim Suriye(1349)
Kimin cool-larıyız ?(1130)