İbrahim Tatlıses'e yönelik suikast girişimine ve Japonya'daki felakete yönelik farklı bakış açıları
Bu yazımda haber takipçilerinin gündemin sıcaklığında hangi haberlerle ne kadar ilgilendiğine dair yorumlara yer vermek istedim. Hem böylece, sizlerden gelecek yorumlar sayesinde uzun vadeli ve sağlıklı bir empati zemini doğurabileceğimize inanıyorum.
Hafta başından itibaren ana haber bültenlerinin ve gazete sayfalarının en fazla yer verdiği konu ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in vurulması oldu.
İbrahim Tatlıses’in vurulması öyle büyük bir yankı uyandırdı ki, halk toplu taşıma araçlarında cep telefonlarına gelen mesajlarla Tatlıses’in durumunu takip edip, dahası hiç tanımadığı dolmuş-otobüs sakinleri hep bir ağızdan zanlı ya da zanlıların kim olduğunu çözmeye çalıştılar.
Liseli bir grup genç kız olayı değerlendirirken “Oh, iyi olmuş. O etrafındaki kadınları hep vurduruyordu.” Diyerek feminist bir pencere ile yaklaşmakta; Türk milleti kavramını yeterince özümseyememiş bir başkası da “Allah’ın kürdü, mafya aşiret, bunların hepsi böyle. Vururlar da vurulurlar da.” Şeklinde öldürme amaçlı bu saldırı eylemini kendince çözümlemişti bile kafasında.
Hâl böyle iken Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “Tüm diğer konuları –terör olayları da dâhil- bir kenara bırakıp bu olayı çözümleyin. Suçluları derhal yakalayın.” Diye emniyet güçlerine seslenmesi, emniyet güçlerinin cinayet masasından narkotiğe kadar tüm birimleriyle teyakkuza geçmesi ve olayın 3. gününde göz altıların başlaması, gerçekten de İbrahim Tatlıses’in vurulması olayının terör eylemlerinden bile daha önemli olduğu ispatlar niteliktedir.
Yaklaşık bir buçuk haftadır basında yer bulan ve yüreklerimiz ağzımızda “ya bize de gelirse” diye korkuyla takip ettiğimiz Japonya felaketi, İbrahim Tatlıses’in gölgesinde kalmış olsa da, hala seyirci / takipçi açısından ciddi haber değeri taşımakta.
Depremle başlayan, tsunami ile korkunç boyutlara ulaşan ve nükleer santrallerin patlamasıyla da tüm dünyayı ilgilendiren dev doğal felaket, on binlerce kişinin ölümüne, rakamsal değerlerle ifade edilemeyecek derecede maddi hasara ve yıllarca insan sağlığı açısından olumsuz etkilerini sürdürecek olan nükleer sızıntıya yol açmıştır.
Doğa karşısında insanoğlunun acizliğini resmeden dev tsunami dalgaları kimine göre dünyanın sonunun geldiğinin habercisiydi. Bu büyük ölçekli depremin ve ardındaki tsunaminin tüm dünyadaki fayları harekete geçireceğini, böylelikle de dünyanın çok da uzun sayılmayacak bir zaman dilimi içerisinde yerle bir olacağına inanıyordu.
Kimileri teknolojide dünyadaki Pazar payının %20’lere yakın kısmını tek başına elinde bulunduran Japonya’nın bu felaket yüzünden ciddi ekonomik dar boğaza düşeceğini vurgulayarak dünyadaki ekonomik dengenin A.B.D. lehine değişim göstereceğini iddia ediyordu. Amerika karşıtlarının da korkuyla izlediği bir tasvirdi elbette ki bu.
Türkiye’ye kurulması planlanan nükleer enerji santraline karşı protesto seslerinin yükselmesine de gerekçe değeri taşıyordu Japonya felaketi. Deprem bölgesinde olan ülkemizde, böyle bir deprem anında yapılacak olan nükleer santralin Türk halkını yüzyıllar boyu zehirleyeceği iddia ediliyordu.
Konuya ilişkin en ilginç yorum da Bayındırlık ve İskan Bakanı Mehmet Demir’in teselli amaçlı sarf edildiği söylenebilecek şu sözleriydi: “Japonlar yapıyorsa biz daha iyisini yaparız. Buna herkesin inansın.”
Bedelli askerlik tartışmaları Meclis’e gelmişken, milletvekili aday adaylığı süreci sona ermiş ve millet kendi vekillerini beklerken, siyasetçiler siyasi ahlâktan yoksun söylemlerini kürsülerden devam ettirirken halk pek ilgilemedi bunlarla. Ne de olsa aynı şeylerdi. Pek tabii ki bir tane İbrahim Tatlıses vardı bu ülkenin yetiştirdiği ve pek tabii ki dünya üzerindeki en duyarlı toplumlardan birisi olan Türk milleti, felaketin acısı ve korkusu kilometrelerce uzakta, Japonya’da olsa bile bu acıyı paylaşmayı vazife addediyordu.
Sitemizde yayınlanan yazıların tüm sorumluluğu yazara aittir.
Yazarın diğer yazıları
GÜNDEMDEN NOTLAR(1005)
Özgürlükler diyarı(1203)
Her Şey Küresel Dünyaya Yabancı (!) Kalmamak İçin(1626)Rastgele yazılar
İster inan ister inanma - Garip olaylar(2052)
Atatürk'ün Akıllı Projesi (2) “İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’nden Venüs Projesi’(5275)
Laf Salatası(4092)
Devletin Resmi Dini: Siyaset(2308)
Kimin cool-larıyız ?(1324)
Siyasette Dengeler Değişebilir(1066)
Eleştiri(1189)
Libya ve Dünya Güvenliği(985)
Topal İhanet(2682)
Gerçek'ti Hayal oldu!(415)